Fat Sick & Nearly Dead 2 (2014) HD


Joe Cross
New York bölgesindeki Yeniden Başlayanlar! New York Şehrindeki Washington Square
Park’a uğramayı unutmayın! Cumartesi öğleden sonra 12-2 arası. Gelip
merhaba diyin ve hikâyenizi paylaşın! Pekâlâ, öncelikle hepinize bugün buraya geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Lafı yayan herkese teşekkürler. İlhamımız yayılmaya devam ediyor. Elbette, herkes filmi izledi. Burada daha önce
yeniden başlamış olan var mı? Harika. Peki ya buradaki grup ne durumda? Kaç günden bahsediyoruz? -Dört gün?
-Altı. -Altı gün mü oldu?
-Evet. -Yedinci gün.
-Yedinci gün mü? -Harika.
-Üç gün. Üç gün mü oldu?
Nasıl hissediyorsun? -İyi!
-Üç gündür bunu yapan kimse için 112’yi aramamız gerekmiyor,
değil mi? İyiyiz, değil mi?
Hepimiz hayattayız. Dayanabiliyoruz, değil mi? Amerika yeni bir detoks
çılgınlığının ortasında, ve kimilerine göre bu olayı
başlatan adam hemen yanımda. İki yıl önce Joe Cross,
kendi deyimiyle şişman, hasta ve neredeyse ölüydü. Kronik ürtiker denilen bir
hastalığım var, kronik isilik gibi bir şey. -Neyin var dedin?
-Bu bir rahatsızlık. Hastalık gibi bir şey. Hayatını kurtarmak için
radikal bir şey yaptı, bir meyve sıkacağıyla yola çıktı. Şimdi, meyve sıkacağım burada… Bu şeyi içmek hayatını kurtaracak. Şerefe. Sağlığına. 60 gün boyunca sadece taze
meyve-sebze suyu içmek. Bu karar sağlığını tamamen değiştirdi. Peki, geçmişte yeniden başlamış kişiler. 20 günden fazla yapan var mı? Sen ne kadar süre yaptın? -21 gün.
-Gerçekten mi? Harika. 30 yerine 20 dediğim için
şanslısın, değil mi? -Ve…
-30. 30 gün. Tebrikler. Muhteşem. Kendini nasıl hissettin? 21 günün sonunda nasıl hissediyordun? Harika hissediyordum.
Sanırım en büyük fark, derhal bitki ağırlıklı
beslenmeye başlayabilmemdi. Başka şeyler istemedim. Sağlıklı beslenmek çok kolaydı. -Evet.
-Sonra fark ettim ki… Tamam, iyi haber şu ki… bir süredir yoldayım ve filmi çekiyorum. Bu pazar, kısa bir sohbet için ReviveCafe’de olacağım! Bu verdiğimiz, daha çok meyve sebze
içme ve yeme mesajı insanlar tarafından bayağı tutuldu gibi. Bu pazar, Liberty Theater, Kuzey Fresno’da olacağım! Sadece, deneyimini paylaşacak kadar şanslı biriyim, sonra siz de
deneyiminizi benimle paylaşırsınız, bana böyle
geri ödemiş olursunuz. İşte küçük shotlar.
Herkese yetecek kadar olmalı. Yeşil beslenmeyi çok seviyor… Meyve-sebze suyu sever mi? Güzel. Gözlüklerine bayıldım. Bence bu şekilde dünyayı değiştiriyoruz, her seferinde bir kişiyle, bir
meyve-sebze suyuyla. -Şerefe.
-Şerefe! Tekrar Manly Kumsalı’ndayım. Fat, Sick & Nearly Dead filmini çekmeyi bitireli neredeyse beş yıl oldu,
ve o zamanlar çoktan 37 kilo vermiş, bütün ilaçlarımı
kullanmayı bırakmıştım ve kendimi muhteşem hissediyordum. Bu beş yıl içerisinde çok şey öğrendim. Öğrendiğim en büyük şeylerden biri de, evet, kilo vermek zordu, fakat inanın, geri almamak daha da zor. Yani… Tekrar bir yolculuğa çıkacağım. Amacım da çoğunlukla sağlıksız
bir dünyada nasıl sağlıklı kalınabileceğini keşfetmek
olacak. Özür dilerim millet, bize ayıracak beş
dakikanız var mı? Bir belgesel çekiyoruz da. -Konusu ne?
-Sağlıklı beslenmek. Amerikan diyeti sizce nasıl? Başarısız oluyor. Çoğu Avusturalyalı sağlıklı mı, değil mi? -Hayır. Sağlıksız.
-Hayır. Sizce buradaki çoğu insan sağlıklı mı? -Hayır, hiç de değiller.
-Gerçekten mi? Amerikalılar konfor için yiyor. Bunu yapmak çok da kolay. Arabayla servis penceresinden geçiyorsun. O kadar kullanışlı ki. Neleri sağlıklı kabul ediyorsun? Bana göre sağlıklı yiyecekler meyveler,
yemişler, tahıllar, taze olan her şey. Sebzeler, ev yemekleri. Fast food’dan uzak durun. Klasik bir peynirli sandviç. -Herkesin favorisi.
-Aynen. Neyin üstüne peynir koysan yerim. -Her şeyin mi?
-Ciddiyim. -Yani gerçek bir peynircisin.
-Evet. Tekrar söyleyebilir misin,
“Sebzeler ne?” Tiksindirici ve iğrençler. -Sebzeler mi?
-Evet. Asla yemem. Sebzeye bayıldığını bildiğim bir insan
ise Stacy Kennedy, STACY KENNEDY, MPH, RD, CSO
BESLENME UZMANI VE LİSANSLI DİYETİSYEN ilk filmimde konuştuğum beslenme uzmanı. 60 günlük bir detoks yapacağımı ilk öğrendiğinde ne düşünmüştün? Biraz şoke olmuştum.
Bana fazlasıyla ekstrem gelmişti ve genel olarak halka
reklamını yapacağımız bir şey olmadığını düşünmüştüm. Evet, inan bana, ekstremdi ve… Kimseye bunu yapmayı önermiyorum. Ama insanlar benimle
yaptığım şey konusunda konuşuyorlar ve…
Bana sorular soruyorlar ve benden öneri istiyorlar. Ve açıkçası, ben bir uzman değilim. Ben sadece kendisini değiştirmeye
karar veren ve bu değişimi kaydeden bir adamım. En azından, başkalarına bir ders ya da
örnek olabilmek için. İyi bir ders olabilir de, olmayabilir de. Pek emin değilim. 60 günlük bir detoks kulağa
ilginç ve heyecanlı geliyor ve sende işe yaradı. Ama önemli olan uzun vadeli olması. Açıkçası, bu ülkede, zayıflayan insanlar açısından bir eksiğimiz yok. Bir sürü diyet ve kilo kaybı var. İzleyiciler bizimle Paleo diyeti denilen bir şey hakkında iletişim kuruyor. Hızlı diyet. G olmayan diyet. Akdeniz diyeti. Kilo vermek için pamuk topları yemek. Anlarsın ya, herkes şu ya da bu
şekilde kilo verebilir. Ama bunu sağlıklı yoldan
yapabilir misin? Ulaştığın kiloda kalabilir misin? Ve en büyük mücadelelerden biri bence burada başlıyor. 90 gün boyunca sadece
McDonald’s yiyerek neredeyse 17 kilo verdiğini
iddia ediyor. Tuzlar hakkında gözümüzü açmalıyız. Tüketmemiz gerekenden daha fazla
tuz yiyoruz ve bu kalp krizi ve hastalıklarıyla bağlantılı. Yeni bir çalışma ortalığı sarsıyor. Daha az tuz yemenin,
kalp hastalığı riskini düşürmeyeceğini gösteriyor. Ve bir de yumurta. Eskiden olduğundan
daha sağlıklı olabilirler. Şaka değil. Yeni bir çalışma, yumurta tüketmenin sigara içmek kadar
tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Kafan mı karıştı?
Biliyorum, benimki de karıştı. İlk zorluk, her gün bombardımana tutulduğumuz
bu yeni besinsel bilgileri sınıflandırmak olacak. California Üniversitesi
Tıp Fakültesi Profesörü Dr. Ornish bize bağlanıyor. Yıllar boyunca,
tüm bu diyet tartışmalarının ve diyet savaşlarının kurdu oldum. Bir süre sonra yoruldum… DEAN ORNISH, MD
DOKTOR VE YAZAR …çünkü çok hararetli ve çok az ışık var. Yine de bilirsiniz,
ekstrem görüşler haricinde birçok insan… İdeal beslenmenin bileşenleri hakkında fikir birliği var. Şöyle söyleniyor. Daha bitkisel ağırlıklı bir beslenme, mesela meyve, sebze, tahıl, baklagiller, soya ürünleri ve bunların işlenmemiş formları idealdir. Çünkü hastalık yapıcı maddelerin
az olmasının yanı sıra hastalık önleyici maddeler
bakımından zenginler. Gerçekten de, sebze, meyve, tahıllar ve baklagillerde bulabileceğiniz yüz binlerce koruyucu madde var. Ama aynı zamanda, fazla miktarda
işlenmiş karbonhidrat ve şekerden de uzak durmak gerekiyor. Çünkü diyelim ki, kahverengi pirinçten
beyaz pirince ya da buğday unundan beyaz una geçiyorsunuz. Böylece lif ve kepeği
uzaklaştırıyorsunuz, ama lif ve kepek sizi tok tutan şeyler. Birçok elma yiyebilirsiniz. Daha fazla kalori alamadan
sizi tok tutacaktır. Ama tokluk hissetmeden, neredeyse sınırsız şeker tüketebilirsiniz, çünkü tok tutan lif ve kepeği uzaklaştırdınız. Lif ve kepek,
bağırsaktan kana besin geçişini de yavaşlatır. Diyelim ki, şeker yediniz
ve meşrubat içtiniz, kan şekeriniz yükselir, pankreasınız
kan şekerinizi düşürmek için insülin üretir. Ama zaman içerisinde,
bu tekrarlayan insülin artışı kronik iltihaplanmaya zemin hazırlar. Ayrıca, kalorinin
yağa dönüşmesini hızlandırır ve bir sürü başka sağlıksız etkisi vardır. Ben de insanlara diyorum ki “Bak, besinler iyi ya da kötü değil. Bazıları diğerlerinden daha sağlıklı. Ama çok da ahlaki bir seçim değil. Önemli olan, sen ne yapmak istiyorsun?” ORGANİK – SÜRDÜRÜLEBİLİR YEŞİLLİKLER Burası dünyanın fazla zaman harcamadığım bir kısmı. Eskiden buna şöyle bakardım,
“Sebzeler, meyveler…” Şimdi ise manav reyonuna gelince biraz heyecanlanıyorum. Renkler çok cezbedici. Kırmızılar var, morlar var, sarılar, turuncular ve yeşiller. Bu çok büyük bir değişiklik. Düşündüğün zaman yiyebileceğimiz sadece üç şey var. Bitkiler, hayvanlar ve işlenmiş gıdalar. Tarihimizin büyük kısmı boyunca sadece iki tanesine sahip olduk. Bitkiler… Ve hayvanlar. İşlenmiş gıdalar, hayatımıza son 70 yılda girdi. Açlığı şöyle düşün. Hücrelerin erzağa ihtiyaç duyduğunda telefonu alıp oda servisini arıyorlar. Beyne giden mesaj şöyle diyor: Joe, çok açız! Yemeği gönder ve bunu şimdi yap. Tarihimiz boyunca bu, hayvan ya da bitki anlamına geliyordu. Ama çoğunlukla bitki. Günümüzde, çoğumuz bitkileri oyun parkındaki yeni çocuk,
işlenmiş gıdalarla değiştirdi. Bunun sonucunda, hücrelerimiz
hayati besinlerden yoksun kalıyorlar ve mutlu değiller. İhtiyaçları olan ya da sipariş ettikleri
şeyi almadılar. Bu yüzden, yeniden acıkıyorsun,
hem de çabucak. O besin maddeleri olmadan hücreler verimlerini kaybediyorlar. Bizi hasta eden şey yediklerimiz değil, bizi sağlıklı tutan şeyleri
yemiyor olmamız. Bu yüzden, yedikleriniz hayat tarzınızla birleşince genel sağlığınızı belirlemede büyük rol oynuyor. İnternet’teki adam İyi günler, millet. Ben Joe. Bazı heyecan verici haberlerim var. Bir sonraki uzun metrajlı filmimizde yer almanızı istiyoruz. Bu nasıl olacak? Çok basit. Şu an benim yaptığım gibi bir video çekin. Selam. Ben Debbie. Merhaba, benim adım Anupam
ve size Dubai’den sesleniyoruz. Merhaba, ben Elva ve İzlandalıyım. Merhaba, Joe ve Yeniden Başlama Takımı. Hawaii’den selamlar. Burası Manbotero. Santa Bell burada, bizimle. Sağlıklı beslenmedeki en büyük zorluğum evimden ayrılınca oluyor. Zamanlama işte. Programlama. Gerçek şu ki,
çok fazla seyahat ediyorum, yollardayım. Sıklıkla havaalanındayım ve…
Oteldeyim ve orada buradayım. Hızla alıp yiyebileceğin şeylerin çoğu sağlık açısından çok kötü. Bugünlerde hayatım bu şekilde. Havaalanına git ve gel. Aslına bakarsan şu anda da
havaalanındayım. Vancouver’a uçacağım. Hamburg’a vardım. Kesinlikle Manila’ya geri dönüyorum. Meyve sıkma işi Filipinler’de
kesinlikle daha eğlenceli. Filipinler, evet! Şu anda neredeyim? Toronto, Ontario. Bazen olduğum yeri unutuyorum. Güney Kore, Seul’a ulaştık. Fransa’nın güneyinde
meyve-sebze suyu sıkıyoruz. Çin Seddi’ndeyim. Buraya ne getirdiğimizi
size göstermek isterim. Evet, Oreo kurabiyelerimiz var. Çok fazla meyve-sebze suyu sıktığınızda,
sorunlardan biri buraya çok sık gelmek zorunda olmanız. Gördün mü? TUVALETLER Londra’dayız. Bu da yapacağım şey. Şu an, aslına bakarsak benim evimdesiniz. Zamanımın çoğunu otellerde geçiriyorum ve orada yatağım ve ofisim oluyor. Burada da ofisim var. İki ofisim gibi bir şey. Yapacağım şey şu, şimdi… Akşam üzeri ve dışarı çıkıp merkeze gitmek üzereyiz. Bu gece şehirde
meyve-sebze suyu hakkında konuşacağım. Bu gece büyük bir katılım bekliyorum. Belki 100 kişi. Görüşürüz, dostum! Nasılsın? İyi misin? Şimdi, seyircilerden eğer
yeniden başladılarsa ayağa kalkmalarını isteyeceğim. ORGANİK GEZEGEN
WESTBOUND KORUSU Tamam, harika.
Eğer bir günden daha uzun süre meyve-sebze suyu sıktıysanız ayakta durmaya devam edin. Üç günden fazla yaptıysanız
elinizi kaldırın. Üç gün ve fazlası… On günden fazla? Peki ya 20 günden fazla? Değişen birkaç şey daha var. Gözlük takmam gerekiyor. Saçlarım da grileşti. Ama hâlâ harika hissediyorum. Genç, iyi, sağlıklı
ve hayat dolu hissediyorum. Çok sıkı çalışıyorum
ve çok fazla seyahat ediyorum. Yine de idare ediyorum,
devam ediyorum ve işe yarıyor. İyi doluyor. Gördüğünüz gibi… Evet? Ciddi anlamda hayatımı kurtardığınızı söyleyebilir miyim? Çok teşekkür ederim. Çok incesiniz. Üç yıl önce
fibromiyalji teşhisi konulmuştu, bu da kronik yorgunluk ve vücudumda kronik ağrı anlamına geliyor. Mayıstan beri, günde en az iki kere
meyve-sebze suyu sıkıyorum ve artık hiçbir ilaç kullanmıyorum. Bastonla yürümüyorum. Acı çekmiyorum. Harika hissediyorum. Ölüm cezası yerine önümde bir hayat
olduğunu hissediyorum. Tebrikler. Bu harika. Senin sayende. Bence bu, senin kararındı. Bunu duymaktan yorulduğumu düşünme. Her seferinde kelimelerin ötesinde hisleniyorum. Benimle paylaştığın için teşekkürler. 17 yaşımdan beri
Crohn hastalığından muzdaribim. Şimdi 32 yaşındayım.
Geçen sene, Joe’nun filmi, beni meyve-sebze suyu sıkacağı almaya ikna etti. Birkaç ay sonra kendimi iyi hissediyordum ve ilaca ihtiyacım kalmamıştı. Bu adam, hayatımı değiştirmem için
bana ilham verdi. Kaç kişinin bana gelip
bitkisel ağırlıklı beslenmenin ve meyve-sebze suyunun hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatması gerçekten inanılmaz. Twitter ya da Facebook
hesaplarıma bakıyorum… JoetheJuicer, dolap yerine kendimle
yüzleşmemi sağladığın için teşekkürler. 36 kg ve 6 elbise bedeni küçüldüm! Bunlar bana güç, enerji ve devam etme isteği veriyor. Benim ilham kaynaklarım. 82 kg verme hedefimde
bana destek oldun! Ne diyeceğim… Biraz yorgunum. Pek kolay olmadı. Bunu kabul edeceğim. Ama altı yıl kadar önce… hepimizin bildiği gibi 140, 145 kilogramdan yola çıktım. 100 kilograma düştüm. Şimdi ise 108 kg civarıyım. Kilom değişiyor, seyahat ve stres oranıma göre 108 ile 113 kg arasında geziyor. Ben de herkes gibiyim, her şey yolunda giderken bilirsin işte, rutin, o zaman sağlıklı besleniyorum. Ama ne zaman stres hayatıma girerse ve baskı hissedersem kötü tercihler yapma eğiliminde oluyorum. Sanırım en büyük fark eğer yoldan çıkarsam kendimi tekrar başlatıp
doğru yola dönebilecek olmam. Mükemmel değilim, ama meyve ve sebze tüketimimi
artırmak için elimden gelenin en iyisini yaptım. Yaklaşık yüzde 40 yapıyor. Tabaktakilerin yüzde 40’ı değil. Kalorilerin yüzde 40’ı. Kahvaltı ve öğle yemeği oldukça bitkisel ağırlıklı, sonra akşam yemeği hâlâ salata ve sebze koyuyorum, ama işlenmiş gıda
ya da et ekleyebilirim. Limon suyu ve zeytinyağı koyuyorsun. Bana göre önemli olan ve yolculuğumda değerli olan şey artık hasta değilim ve ilaç almıyorum, tansiyonum ve kolesterol seviyem normal değerlerde ve bu bana heyecan veriyor. Bu güzeldi. Çok teşekkürler. Beslenme şeklimi değiştirmem gerektiğine
karar verdim, çünkü her zaman
yorgun hissetmekten bıkmıştım. Bu benim kararım bile değildi. Üç tane diskim şişmişti, bilateral siyataljim
ve omurga eğriliğim vardı, zorlukla yürüyordum. Sürekli doktorlarıma gidip “Bende bir sorun var.” derdim. Onlar da bana bakardı. “Hayır, bir sorun var.” derdim. Şöyle düşündüm:
“Şimdiden bu kadar kötü olamam. Daha 31 yaşındayım. Olamaz… Hayatım bitmiş olamaz.” Ama hayatım bitmiş gibiydi.
Aşırı derecede hastaydım. Beslenme şeklimi düzeltmeye karar verdim, kendi sağlığım için, karım için, özellikle çocuklarımla birlikte
olabilmek için. Güzel bir oğlum var, onun ne yediği, benim sorumluluğum sadece bunun hakkında düşünmenin bile üzerimde çok büyük etkisi oldu. Bir şeyler yapmam gerektiğini fark ettim. Ve bunun köklü bir değişiklik olması gerektiğini anladım. Hayatımı değiştirmek için bir şey
yapmam gerekiyordu. Joe bunu başardı. Nasıl başardığını görmek istedim. Ne zaman yoldan çıktığımı hissetsem kendimi yeniden başlattım. Yeniden başlatma nedir? Sadece meyve ve sebze tüketeceğim bir zaman dilimi. Suyunu sıkabilirsiniz, yiyebilirsiniz
ya da ikisi birden. Bildiğiniz gibi,
ben suyunu sıkma taraftarıyım. Kulağa garip gelebilir, ama vücutlarımız yiyeceğin kıt olduğu zamanlara alışık. Düşünün, geçmiş zamanda ve savandasınız ve etrafta pek fazla yiyecek yok. İlk birkaç gün zor geçecek. Aç ve yorgun olacaksınız. Acı çekecek ve sefil olacaksınız, kıpırdamak bile istemeyeceksiniz. Ama dayanın. Bu, hayatta kalmanın bir parçası. Vücudunuz size,
görmezden gelemeyeceğiniz sinyaller vererek,
yemenizi hatırlatıyor. Alışkın olduğunuz miktarda kalori almadığınız için, vücudunuz, depoladığı yağ ve kaslardaki
enerji kaynaklarını yakmaya başlayacak. Bu herkes için farklı. Mesela ben, enerjimin
yüzde 70’ini yağlardan, yüzde 30’unu ise kaslardan elde ettim. Üçüncü ya da dördüncü günde vücudunuz diyecek ki: Bir saniye! Gönderdiğim bu sinyalleri nasıl görmezden geliyor, bilmiyorum. Görüyorsun ya, seni yorgun ya da kızgın
hâle getirmek işe yaramıyordu. O zaman B planı zamanı. Buna, Hayatta Kalma Modu adını verelim. İlk olarak,
vücudunuz açlık durumunu kapatacak, çünkü pek işe yaramıyordu. Daha iyi odaklanma, daha iyi işitme, daha iyi görüş, daha iyi koku duygusu ve çokça enerji hissedeceksin. Yiyecek bulmak için
ihtiyacınız olan her şey. Açlığı geride bırakarak harika hissedeceksin, çünkü vücudun, değişik çeşitlerde mikro besinlerle dolacak ve hücrelerin bayram edecek. Hasta ve yorgun hissettiğin vadiden harika hissettiğin dağın tepesine çıktın. Şimdi yeniden başlamanın ve günümüze dönmenin zamanı. Tat tomurcuklarını sıfırladın, şimdi vücudun,
sağlıklı yiyecekleri arzulayacak. Ama bu sadece başlangıç. Yeniden başlatmadan sonraki
yiyecek seçimlerin dağın tepesinde kalıp kalmayacağına karar verecek. İşin güzel yanı,
seni her zaman dağın tepesine geri çıkaracak bir
yeniden başlatma olması. Günümüzde sağlıklı kalmayı zorlaştıran en büyük güçlük ne sence? -Tahminin ne?
-Zaman. Kadın problemleri… -Kadın problemleri.
-Bütün iyi şeyler. Stres, öyle değil mi? -Evet, birazcık.
-Bu stres. Sorunların olduğu zaman… Sorunlarım varsa, ben şekere koşuyorum. Sen neye koşuyorsun? Söylemek istemiyorum. Çok meşgulsün, değil mi? -Hayat seni bunaltıyor.
-Evet. Ne tüketeceğin aklını pek meşgul etmiyor. Bizim için neyin iyi olduğunu biliyoruz. Sence, sağlıklı olmak için ne yiyor olman gerekiyor? Muhtemelen meyve ve sebze. Sebze. Meyve ve sebze. Ben böyle yapıyorum. Bizim için kötü olanı da iyi biliyoruz. En çok ne yiyorsun sence? -Kötü besinler.
-Kötü besin mi? Kötü besinler. -Neden?
-Çünkü seviyoruz. Ama sağlığım için iyi değil. Bunu biliyorsun yani? Evet, şimdi biliyorum. Meyve ve sebzenin iyi olduğunu söylemem gereken birisiyle tanışmadım. Ne yiyorsun? Şey gibi… -Ekmek.
-Bir çeşit ekmek… Yiyorsun ama ne olduğunu bilmiyor musun? Ama yine de, sağlıksız şeyleri yemeye devam ediyoruz. Amerikalıların bel genişliği
artmaya devam ediyor. Hepimiz fast food’u suçluyoruz,
ama yemek kitaplarına ne demeli? Brian Wansink… Tarım Departmanı’nın, Besin Politikası’ndan sorumlu olan
ve şimdi Cornell Üniversitesi’nde profesörlük yapan Brian Wansinsk’e ulaştım. Brian, bütün kariyeri boyunca besin tercihine gelince nasıl karar verdiğimizi anlamaya çalışmış. Buna şöyle bakacağız, karar verme lisansı gibi. Birçok kez, konu yemek olunca… BRIAN WANSINK
YAZAR, DOĞUŞTAN ZAYIF …kendimize izin vermek için
bahaneler üretiriz. -İstediğimiz şeyleri yemek için, doğru mu?
-Evet. -Buna lisans verme denir.
-Doğru. Burası tipik bir yer, işimize yarayacak
20 örnek falan bulabiliriz. Pekâlâ, takipteyim. Ne oluyor şimdi, Brian? Buraya gelince ilk fark ettiğimiz şey ne? Fark ettiğim ilk şey öğle yemeğimle tatlı yemeyecek olmam. Çünkü böyle bir planım yok. Ama eğer sırada üç dakika beklersem, kendi kendime, hayır, diyeceğim. Ama sonra kendime diyeceğim ki “Aslında iyi dayandım. İlk altı tatlıya hayır dedim. Bence bir şeyi hak ettim.” Ve son tatlıya evet diyeceğim. Doğru. Lisans verme bu o zaman? -Evet.
-İlk başta hayır dediğim için, -kendimi evet ile ödüllendiriyorum.
-Aynen öyle. Keki ya da kurabiyeyi alıyorum. Evet, brownie’yi. Evet, çünkü iyi çocuk oldum. İyi çocuk, iyi çocuk. İyi çocuk.
Şimdi ödüle ihtiyacım var. Bunu görebiliyorum. Başka neler yapıyorlar, bir bakalım… Dondurmalara bakalım. “Dondurma istiyor muyum?
Evet mi hayır mı?” demiyorsun. “Acaba burada iyi bir şeyler var mı?
diye bakıyorsun. Anında karar veriyorum. Sadece burada bile -beş altı tane seçenek var.
-Evet. Hangisini istediğimizden öte, “Şimdi mi yesem?” “Akşam çok yiyecek miyim?” Böyle şeyler. Buraya geliyoruz… kocaman bir menü, duvarda asılı. Senin dediğine göre, gün içerisinde,
yaklaşık 200 kere yiyecek hakkında karar veriyoruz. Bahsettiğin kararlar bunlar mı? Bunlar sadece, tatlı soğanlı sandviçi mi yoksa diğerini mi seçsek
tarzında kararlar değil. Farkında bile olmadığımız kararlar. 200 tane karardan, yalnızca 30 ya da 40 tanesinin farkındayız. Çevremizde, bizi dürtebilecek bütün etmenler… Bizi daha fazla yemek için ya da normalde seçeceğimizden kötüsünü
seçmek için yönlendiren ve farketmediğimiz 170 karar. -Doğru.
-Hak ettiğini düşünüyorsun, bu yüzden istediğin her şeyi alacaksın. Gitmeliyiz o halde. Doğru. -Teşekkürler.
-Çok teşekkürler. Bir şey almadan çıkabildiğimiz için
çok memnunum. Çok da zor değildi. Ama bu daha ilk durağımızdı, Brian. Bu da doğru. Sonraki durağımız neresi? Ne diyor, “Sağlıklı Meksikan Restoranı”? Yarısını yersen sağlıklı sanırım. Pekâlâ, bir bakalım. Sanırım, Brian, birçok insanın zorlandığı şey, ihtimallerin aleyhlerine çalıştığını hissetmeleri. Her şeyin çok zor olduğunu hissediyorlar. Aleyhlerinde olan
ihtimallerden bahsedersek, pazarlama tekniklerinin,
insanların ne yiyeceklerine karar vermelerine etkisi nedir? Yiyeceği çekici hale getiren her şey albenisini artırıyor. Bunu sadece pazarlamacı yapmıyor. Büyükannemiz, “Bakın, özel elmalı turta.”
dediği zaman da aynı şeyi yapıyor. Yiyecek şirketlerinin ilgilendiği türden bir pazarlama tekniği uygulamış oluyor. Eğer yiyeceği
kendimize pazarlamayı bırakırsak en büyük ve etkili değişikliği
yapmış oluruz. Mısır gevreği kutusunu ortada bırakıpmayıp istediğimiz zaman erişmemizi engellersek. Dolabı açtığımız zaman ilk gördüğümüz
yiyeceğin, en sağlıksız olan yiyecek olmasını engellersek. Dolabı açtığın zaman ilk gördüğün şeyi alma ihtimalin,
beşinci gördüğünü alma -ihtimalinden üç kat daha fazla.
-Doğru. O zaman kartları neden en sağlıksız çikolata bilmem ne kaplı patates cipsini en öne koyarak -aleyhimize karıştırıyoruz?
-Doğru. Kendi kuyumuzu kazmamızı engelleyecek
bu basit değişiklikler kolayca uygulanabilir. Yapabileceğimiz… Teşekkürler. -Çok teşekkürler.
-Çok lezzetli. Şu an, bunun önümde olması kolayca silip süpürmeme neden olabilirdi. Aynen, evet. Önümüzde olduğu için,
etik olarak yemek zorundayız. Yemeği ziyan etmeyeceğiz. Bunu değiştirmenin ve engel olmanın tek yolu çevremizdekileri değiştirmek. Çevremizi değiştirmek,
fikrimizi değiştirmekten çok daha kolay. Bu yüzden, bunu şuraya koyuyoruz. Bir insanın kontrol edebileceği şey bu akşam mutfağında ne olacağıdır. Doğru. Yeniden başladığımdan beri sağlıklı kalmamı sağlayan tek kural dolabımı ve mutfağımı meyve ve sebze ile doldurmak. Böylece elimin altında olacaklar. Çilekler yıkanmış bir şekilde kasede, yaban mersini ve muzlar tezgâhta. Önümde durduğu sürece muz yemem daha olası. Sağlıklı beslenme için en iyi tüyom şu: Evden uzak tutun. Gözden ırak, gönülden ırak. Eğer evde cips veya kurabiye gibi şeyler bulundurursam, onları yerim. Ve hatta, mesela eşim eve kendisi için
abur cubur getirse bile ben onları da yiyeceğim için
artık evde sağlıklı yiyecekler bulundurma kuralı koyduk ve bu cidden büyük fark yarattı. Ben Dr. Carrie Diulus. Ortopedik omurga cerrahıyım. -Anne.
-Merhaba. Hayatım boyunca kilo problemleri ile savaştım. Ve oğluma hamileyken bu yüzden pek çok komplikasyon oluştu ve bir aydan fazla bir süre
boyunca hastanede kaldım. Bana dediler ki “Felç geçirebilirdin. Kör olabilirdin.” Oğlum doğduktan sonra,
görüşüm sabitlenmişti ve bütün semptomlar yok oluyordu, ama neyin başlattığını bilmiyorlardı. Bu yüzden, her zaman
geri geleceğine dair korku vardı. Ve ben de her şeyi
yoluna sokmak adına yollar aramaya başladım. İçinde ne olsun istersin? -Sana göstereceğim.
-Tamam. Her şeyi temizledim. Bir arkadaşım, gördüğü Fat, Sick & Nearly Dead adlı filmden bahsetti ve, “Sıkma meyve-sebze suyu hakkında
ne düşünüyorsun?” diye sordu. O hafta sonu filmi izledim. Ardından gidip sebze sıkacağı satın aldım ve sıkma meyve-sebze suyu
orucuna başladım. Ve 42 gün boyunca da yaptım. O günden beri hiç başım ağrımadı. O günden beri görmemle ilgili
hiç sorun yaşamadım. Ve hayatımda hiç hissetmediğim
kadar iyi hissettim. Ne kadar uzun süre kötü
hissettiğimin farkına bile varmamıştım. Ta ki bu kadar iyi hissedene kadar! Ve aslında kilo vermek
bütün resmin önemli, ama ufak bir kısmı. İyi mi? Evimize taze sıkılmış meyve-sebze suyunu sokmak, bütün ailenin yediği taze meyve ve sebze oranını arttırdı. Ve bence, en önemli fayda da bu. Sen ne dersin, Lou? -Seni buldum.
-Beni mi buldun? Ve şimdi, denge azıcık şaştı mı, bunu görmem çok kolay. Bilirsiniz, hafta sonlarının
deli gibi akıp gittiği zamanlar vardır, pizza gelir, pudingler gelir ve partiler yapılır. Ve buna odaklanmıyoruz, bir sonraki hafta dengeyi
yeniden bulmak için daha fazla meyve ve sebze yiyoruz. Sende ne var? Göster bize. Biftek, biftek ve daha da biftek var. -Peki sen ne yiyorsun?
-Patates kızartması. Seviyor musun? Ne kadar seviyorsun? Üçüncü favori yemeğim. Üçüncü mü? Çok meyve ve sebze yiyor musun? Yok… Olması gerektiği…
Gibi değil, hayır. Sence bunun sebebi ne? -Çocuğun var mı?
-Evet, iki tane. -Kaç çocuk? İki çocuk mu?
-İki evet. Peki ne yemeyi seviyorlar? Her şeyi ama sebze…
Sebze sevmiyorlar. Meyve ve sebzelerden ne haber? Hiç meyve ve sebze yiyor musun? Meyve ve sebzeleri seviyor musun? En sevdiğin sebze ne? Salatalık. Salatalık mı? Meyve ve sebzeler gıdaların
büyük bir kısmını kapsıyor mu? Kesinlikle. Çocukları sebze ve meyve yemeyen diğer ebeveynlere ne önerirsin? Deneyin, deneyin ve bir daha deneyin. Yemeseler bile sürekli önlerine koyun. Sonunda muhakkak deneyecekler ve sevebilirler bile. Hazırlanmasına yardım ettikleri zaman yeme konusunda daha hevesli
olduklarını gözlemliyorum. Ben, masada oturarak yeşillikler bitmeden masadan kalkamadan büyüdüm, böyle yetiştirildim. Ve şimdi geriye dönüp de baktığımda anneme teşekkür ediyorum, çünkü artık önemini biliyorum. En son Stacy Kennedy ile görüştüğümde kocası Russ ile tanışmamızı önerdi. Kendisi davranış psikoloğu. Onu kaseye koy bakalım. Çocuklarımızın doğru yemek yeme alışkanlığı kazanmaları
konusunda bize ışık tutabileceğini düşündüm. Ben ezerim. Böyle yapacaksın. Ben ezmek istiyorum. Çocukları hayatları boyunca
taşıyacakları alışkanlıklarla büyütüyoruz. Akşam yemeği için sana hızlıca iki seçenek sunayım. RUSSEL KENNEDY, PSYD
SAĞLIK PSİKOLOĞU Bir tecrübe tencere, tava ve çatal bıçak
seslerini duymaktır. Çok farklı sesleri vardır. Ve zaman içinde, adım bunu bu yemek yeme tecrübesine ekledim. Bu da diğer tecrübe. Kapı zili çalar. Bir kişinin elinde iki pizza vardır ve şimdi yemek yemeye hazırsın. Bu durumlardan birinde vücudumun kendisini
hazırlamaya vakti oldu. Mide kaslarım rahatladı.
Midenin kendisi genişledi. Bütün yemek kanalı,
yemek daha kolay aşağı inebilsin diye sulanmaya başladı. Ve de bu, ben yemek hazırlarken
zaman içinde gerçekleşti. Şimdi de, ben yemek yerken vücudum da emebileceği kadar iyi şeyi almak üzere
harika bir noktada. Ve de ailemle bu harika
deneyimi yaşıyorum. Bu bile, oğullarımız için
kendi kültürümüzü yaratmanın bir şekli ve büyüdükçe sağlıklı beslenme onların sağlıklı bulduğu
bir hayatı yaşamalarının bir yan ürünü olacak. Biz zorladığımız için değil. Bunu kendisi yaptığı
ve bu konuda iyi hissettiği için. Çoğumuz, yemek
yemeyi ebeveynlerimizden öğrendik. Ve bir kısmımız da ebeveynlerimizden sağlıklı yemeyi öğrendik. Ama beni asıl şaşırtan ise kendi gözlerimle görmesem asla inanmayacağım bir şey. Küçük çocukların anne
ve babalarına nasıl daha iyi yiyeceklerini öğretmeleri. Duydum ki bana bir fast food
restoranına gitmek ile ilgili bir hikâye anlatacakmışsın. Peki sonra annene ne dedin? Hayır dedim.
Oraya gitmek istemiyorum, çünkü orada, senin vücudun için iyi olmayan abur cubur şeyler var. Peki bunu nereden duydun?
Bunu annelerine söyleyebilecek pek
fazla 6 yaşında çocuk tanımıyorum. Ablamdan duydum. Gerçekten mi? Evet, doğruyu öğrenme vakti. Elyce, bana hikâyeyi anlatmak ister misin? Bunu Wellness’da öğrendim. Herkes bize çocuklar üstünden
gitmememiz gerektiğini söyledi. Önce ebeveyne öğretin,
çocuklar takip edecektir. Tam tersi oldu.
Biz çocuklara ulaşıyoruz ve sonra onlar da
ailelerini getiriyorlar. Nasıl sağlıklı bir vücudumuz olabilir?
Ne yapmamız gerek? Sağlıklı besinler tüketerek,
sağlıklı olan şeyleri yaparak. Her türlü meyve ve sebzeyi yiyerek. Meyve ve sebze. Bu hoşuma gitti. Hepiniz hoş geldiniz. Ebeveynler ve çocuklar
birlikte yaptıklarından aslında birlikte öğreniyorlar. Ebeveyn her zaman “Brokolini ye.” diyen kötü kişi olmak zorunda değil.
“Ben brokoli yemek istiyorum anne,
bunu beraber yapalım.” diyen çocuk. Ve sağlıklı beslenme hakkında bir şeyler öğrenmek ve burada öğrendiklerini
eve taşıyıp da aile hayatlarına uygulamak ebeveyn ve çocuklar için nötr ortam yaratıyor. Delani yüzünden daha
sağlıklı yemek yiyorum. Bir smoothie yapmak için eve tarifler getirmeye başladığında,
ki bu her gün oldu, “Lütfen anne malzemeleri al. Lütfen.” Benim için bu bir işaretti. O zaman dört yaşında olan ufaklığım bana
daha sağlıklı beslenmek için tarifler getiriyorsa… Bunu yapacağım. Meyve salatasını kim beğendi?
Meyve salatası çok iyiydi. İyi iş çıkardınız. Ben her gün salata yiyorum. Annen ne yiyor? Annem mi? Kinoa. Annen sadece kinoa mı yiyor? Sadece kinoa ile mi yaşıyor? Annen kinoa ile mi yaşıyor? Doğu Hampton’da bir değişim jenerasyonu yaratabilirsek o zaman diğer toplumlar ve tüm dünya bunu yapabilir. Çocuklarımızın başına gelebilecekleri değiştirebiliriz. Adın ne senin? -Ethan.
-Selam Ethan. Nasılsın dostum? -İyi.
-Peki sen kimsin? -Liam.
-Nasılsın Liam? Nasıl başladığınızı bana anlatın, eminim ki altı yaşındaki çocuklarının taze sıkılmış meyve-sebze suyuna karşı heyecanından mutlu olacak anneler var. Daha fazla meyve ile başladım. Mesela karpuz, elma, portakal ve sonra ıspanak
ve havuç koymaya başladım. Daha sonra biraz daha sebze ekledim. Orada neler olduğunu bilmiyordu bile. Sonra bu noktadan ilerledik. Ardından bir şeyi, mesela portakalı çıkarıp yerine pancar kökünden marula kadar veya bunlara benzer
şeyler koymaya başladım. Orada dur. Yedi ay önce
ailenin beslenmesine bir bardak taze sıkılmış meyve-sebze
suyu eklediğinden beri… Anne Larissa 18 kilodan fazla verdi. Ama bunun değişimden dolayı
ailenin gördüğü yararlardan küçük bir kısmı olduğunu söylüyor. Bana olan notunda bu genç adamın bazı sağlık meseleleri vardı, -sağlık sorunları.
-Evet. Bunu bana biraz açıklayıp,
bu küçük adamın başından geçenler hakkında biraz bilgi verebilir misin? Ethan iki buçuk yaşındayken o… Etrafta koşup oynuyorduk ve bileğinin çok acıdığını söyledi. Sonra bir gün yürümemeye başladı. Onu hastaneye götürdüm ve artrit tanısı kondu, çocuk artriti, vücudunun o esnada tek tarafındaydı. Sol bileğinde, dizinde ve dirseğindeydi. Benim için artrit
yaşlılıkta ortaya çıkan bir şey idi, iki buçuk yaşındaki bir
çocuk bununla uğraşmamalı. Ve sonra, geçen dört yıl boyunca daha da kötüleşti. Sağ tarafına da yayılmıştı, meyve-sebze suyu içmeye
başlamadan hemen önce, boynunu da etkiledi ve sonra gözlerinde de artrit gelişti. Peki ona ilaç mı verdiler? İlaç mı içirdiler? Çok fazla… O… O… Bazı ilaçları hâlâ kullanıyor.
Şu anda azaltmaya çalışıyoruz. Methotrexate adlı ilacı kullanıyor. -Evet.
-Ki bu… aslında kemoterapinin hafif bir formu. Ve de baskılamaya çalışıyor. Ve bundan önce de gözleri için bir süreliğine kortizon kullandık,
ama bunu artık kestiler. Bundan da çok mutluyum. Ve günlük olarak anti-inflamatuarlar. Küçük bir çocuk için çok fazla. -Altı yaşındaki için evet.
-Evet kesinlikle. Ne kadar zamandır meyve-sebze suyu
içiyor, altı ay kadar mı? Yaklaşık… Ve ciddi oranda iyileşme mi gözlemlediniz? Dürüst olmam gerekirse,
ilk dikkatimi çeken davranışı oldu. Daha sakinleştiğini gözlemledim ve okulda da
daha çabuk kavramaya başladı. Ama daha az ağrı duyduğunu düşünüyorum. Ve daha az ağrı duymasının onun asabiyetini azaltacağını düşünüyorum. Peki, Ethan, iyi mi hissediyorsun? Bunu içmeye başladığından beri? Öyle mi? Başka ne fark ettin? Boyum uzuyor. Boyun mu uzuyor? Meyve-sebze suyunun boyunu
uzattığını mı düşünüyorsun? -Gerçekten mi?
-Çünkü içinde hep sebze var. Sebzeler seni güçlendiriyor mu? Düşünme şeklini beğendim. Tamam, buna içelim. Harika. Sebze ve bitkilerle besin alımını arttırmanın büyük etkisi olduğuna ne kadar eminsiniz? -Ne kadar eminsiniz?
-Yüzde 100. Yüzde 100. Günlük diyetlerinin bir parçası olarak diyetlerine
meyve ve sebze ekleyerek şimdi ve gelecekte sağlıklarına çok akıllıca katkıda bulunmanın dışında bir şey yapmadım. Orada iyi misin Liam? -Evet.
-Tamam. Yeni bir gün, yeni bir şehir. Ve bir meyve-sebze suyu veya smoothie
içmenin veya kahvaltı için
bir şeyler yemenin tam sırası. Toplumu kullandığım yollardan birisi şunu demek: “Selam. Ben Adelaide’yim. Taze meyve-sebze suyu nerede var? Ve bunu daha bu sabah yaptım ve Melissa bana dönüş yaptı ve
“Goodies ve Grains’i dene.” dedi. Haritama girdim ve görünen o ki hemen köşebaşında. Şimdi bazı mikro besinleri yükleme zamanı. Akşam vardiyası ve
bedava hamburger dolu. Meyve-sebze suyumu henüz içtim.
Zordu… Olsun! O burada. Tamam, oraya gidelim ve bir bakalım. Goodies and Grains nerede acaba? Harika bir gece Joe. Pazar ikinci kere
başlıyorum. Vakit ayırdığın için sağ ol. Burası biraz karışık,
ama bulacağıma eminim. Aşağıda mı? Sağa mı döneyim? -Bu sırada mı?
-Hayır, diğer… Smoothielerle çocuklarım daha çok
sebze yer oldu. Hayatımı kurtardın. Burada. Peki, en popüler
yeşil sebze suyunuz hangisi? Muhteşem Yeşiller. -Muhteşem Yeşiller mi?
-Evet. Peki en popüler smoothie? -Yeşil smoothie.
-Harika. İkisinden de birer tane istiyorum.
Aynı boyda. -Teşekkürler.
-Çok teşekkür ederim. -Evde yapıyor musun?
-Evet. Evde ne yapıyorsunuz? Meyve-sebze suyu yapınca
evde ne yapıyoruz? Evde smoothieler yapıyoruz. Smoothieler mi?
Smoothielerin içine ne koyuyorsunuz? Muz. Muz mu? -Çikolata.
-Çikolata mı? Bu bana bir smoothieymiş gibi gelmedi. Bu daha çok bir milkshake gibi. -Yeşil Smoothieniz burada.
-Teşekkürler. Ve de Mükemmel Yeşiller suyunuz. Çok teşekkür ederim. Yeşil sebze sularını seviyor musun?
Yeşil olanları. -Evet.
-Şerefe kızlar. Burnuna koymaya çalış. Burnuma mı? Tamam, sonra görüşürüz. Hoşça kal. Öneri için teşekkürler. Tıka basa doydum.
Meyve-sebze suyuna devam. Bunu yaptığım 36 yılda
öğrendiklerimin bir kısmı kişilere sürdürülebilir
değişiklikler yapma imkânı veriyor. Sağlıklı olmak haricinde, insanlar
özgür ve kontrollü olmayı istiyor. Ve ben birine “Bunu ye, onu yeme,
bunu yap, bunu yapma.” dediğimde yardımcı olmadığı gibi,
karşı tepki alıyor, çünkü genellikle hemen
tam tersini yapmak istiyorlar. Gıdalar iyi veya kötü demek yerine gıdalar iyi veya kötü değildir demeli.
Gıda gıdadır. Ama bazı gıdalar,
diğerlerinden daha sağlıklıdır. Bu, ahlaki yargılamadan farklıdır. En önemlisi,
genel yeme ve yaşam tarzınızdır. Bir gün kendine ziyafet çekmek, ihanet etmek değildir.
Bir dahakine daha sağlıklı yersiniz. Egzersize vaktiniz yoksa,
bir sonrakinde daha fazla yapın. Bir saat meditasyona vaktiniz yoksa
bir dakikalık yapın. -Aklına yattı mı?
-Evet. Ne kadar değişirsen, o kadar iyisin. İlginç olan şey, kalp
hastalığını tersine çevirmek veya engellemek için bir diyet, şeker için farklı, prostat kanseri için farklı bir
diyet tavsiyesi yok. Bunların hepsi için aynı tarif. Değişim arttıkça, sağlıklı tarafa yönelim ölçülebilir her açıdan her ölçü biriminde -daha da artar.
-Açıklar mısın? Nasıl bir değişimden bahsediyoruz? Diyetlerini değiştirdikçe,
daha çok egzersiz yaptıkça, daha çok meditasyon ve yoga yaptıkça hayatlarına sevgi ve yakınlık
daha fazla girer. -Haklısın.
-Daha da iyileşirler. Başkası size söylediği için değil, kendi tecrübenizden doğar. “Bunu yaptığımda iyi hissediyorum, onu yediğimde iyi hissetmiyorum,
belki bunu daha çok, şunu daha az yemeliyim.” Ve eğer kendime ziyafet çekmek istersem, ihanet etmiş olmuyorum, ki bu ahlaklı bir duruş. Kendime ziyafet çekeceğim.
Bu da sağlıklı bir diyetin parçası. Evet. Bana mantıklı geliyor. Ama sadece davranışa
odaklanmak yeterli değil. O davranışın altında neyin
yattığını bulmalıyız. Ve bir çok insan için,
insanlara bağlılık ve topluluk duygusu veren sosyal ağlardaki kırılmanın neden olduğu çok fazla yalnızlık ve depresyon var. Bu yüzden diyetimize sadece bir başına değil, bütünün parçası gibi bakmak önemli. Ve sen kendin dedin ki
“Stresli veya yorgun olduğumda şeker istiyorum.” Bir başkası için bu yağ olabilir. Bir başkası için tuz olabilir. Neden insanlar böyle davranıyor? Onlarla konuştuğunuzda çoğunlukla size bunun nedeni olarak günü kurtarmak diyeceklerdir. Asıl salgın olan,
obezite, kalp hastalığı veya diyabet değil, depresyon, yalnızlık ve izolasyondur. Ama bunu kırabiliriz. Arkadaşlarımızla, ailemizle vakit geçirmek önemli şeyleri yaptıktan sonra yaptığımız bir lüks değildir.
Önemli şeyin kendisidir. Duygular birbirimize bağladığı
için ve bağlı hissedince bu gibi değişiklikleri
beslenme ve yaşam tarzında yapmak da kolaylaşır. Evet, iyi nasihat. Burada sıfırdan başlasak ve… Soruları ben soracağım. Etrafta dolaşacağız ve
bunu yapmaya çalışacağız. Bu gruptan soru var mı? Evet. Film esnasında kamyonet
şoförü ile irtibata geçtiniz… Adı neydi? -Phil.
-Phil. Son zamanlarda ondan hiç haber
aldınız mı, neler yapıyor veya… Evet, aslında dün akşam Phil ile konuştum. -Gerçekten mi?
-Phil, Detroit’te çalışıyor. Oraya taşındı. Kamyon sürüyordu.
Kamyon sürmeye devam ediyor. Hâlâ tek başına ve yalnız olmakla
savaşıyor ve bu da onun arada raydan çıkmasına neden oluyor. Ama artık ilaç kullanmıyor. Bu konuda bazı insanlar diğerlerine göre daha başarılıdır. Bu bir sihirli değnek değil ki. Sürekli bana Phil’in
nasıl olduğunu soruyorlar. Joe, ben Phil. Yardım istemek için çok mu geç? İnsanlar onun savaşına, yolculuğuna gerçekten yanıt verdi ve başarısına sevindiler. Yolculuğumun Amerika’da koşan
Forest Gump’a eşdeğer olduğunu hissettim ve
insanlar bana eşlik ederek beni takip ediyorlar ve Phil de takip eden kişilerden birincisiydi. O gerçekten şunu diyen
ilk kişiydi, “Biliyor musun, o adamın yaptığını beğendim
ve ne yaptığını gördüm. Ben de denemek istiyorum.” Ve bu da, milyonlarca insana ilham veren Phil’in hikâyesi. Her gün dört veya beş kişi
filmi görüyor, dört, beş kişi Facebook’ta beni buluyor, nasıl bir ilham kaynağı olduğumu ve hayatımı tersine çevirdiğimi söylüyor. Ama ben, eski alışkanlıklarıma
geri döndüm. 60 günün sonunda sağlıklı beslenme için bana yardım eden ve Y’de çalışan arkadaşlarım vardı. Gerçekten iyi gidiyordum ve bu yüzden sonraki yıl da kilomu koruyabildim. -Burada Phil Staples ile beraberim.
-Merhaba. Phil ve ben Massachusetts’teyiz. Fat, Sick & Nearly Dead
filmini izlemek için. Gördüğünüz gibi film hayatımı değiştirdi. 2.5 sene önce giydiğim tişörte
hâlâ giriyorum. Yaklaşık altı ay kadar sonra bir kız ile tanıştım ve birkaç ay
sonra beraber yaşamaya başladık. Evlendik ama hazır değildim. Yapmamalıydım. Hazır değildim. Onu terk ettim ve boşanmak zorunda kaldım. Ve tepetaklak oldum. Konuşacak kimse yoktu. Başlatan da bu oldu. Yalnızdım ve bundan nefret ediyorum. Ve çabalayacaktım, sağlığımı geri almaya, kendi meyve sebze suyumu sıkmaya, yine sağlıklı beslenmeye çalışacaktım. Ve sonra bir şey olurdu ve kendimi fast food restoranında, abur cubur yerken bulurdum. Sadece saklanmak istiyordum. Görülmek istemiyordum. Sonra Joe’yu aradım. Ve ona durumu anlattım. Dedim ki “Sorunum var.” Ve sadece bunu söylemek bile
beni çok rahatlattı. Bilirsiniz işte, ağızdan çıkması. Çünkü Joe… Joe burada,
“Tamam, bunun üstünde çalışacağız. Sana önem veriyorum.” Duymam gereken de buydu. Çabalama devam etti, ama duymam gereken buydu. Phil elini uzatıp yardım istediğinde, meyve ve sebzeden daha
fazlasına ihtiyacı olduğunu biliyordum. Bu yüzden Rıss Kennedy’den
oraya gitmesini, Phil ile konuşmasını ve Phil’in ne gibi değişiklikler
yapacağını görmesini istedim. Duymak istediğim, öncesinde yaşadıkların, sipariş vermeden önce, Baconator ve Frosty’i almadan önce hissettiğin duygu ne? -Bomboşum.
-Boş. Yoksunluk mu hissediyorsun? -Evet.
-Üzgünlük, boşluk? Üzgünlükten öte, soğukluk bu. -Evet öyle.
-Ve de kilo almaya başladığında ve böyle de hissediyorsan bilirsin işte,
düşünce hep beni takip ediyor, anlıyorsun değil mi? Hadi gidip şunu alalım,
beni daha iyi hissettiriyor. “Beni daha iyi hissettiriyor.” dediğinde, bu biraz… Ama bu sadece çok kısa bir süre için. Bir algı gibi mi? Sanki… O sigarayı, o hapları veya o içkiyi içmek gibi. Bilirsin işte, kısa bir süreliğine. Yemek bittiğinde ise duygu geri geliyor. Duygu geri geldiğinde, üzüntü geliyor. Vaka çalışması yapıp Joe’ya ve Phil’e bakınca anladık ki alınması gereken çok fazla ders var. Bu derslerden bir tanesi, Joe’nun etrafındaki ekibin büyük fark yarattığı. Ve Phil’in etrafında kimsenin olmaması büyük fark yarattı. Ancak, bundan öğrenilecek
en önemli ders ise Phil’in kendini içinde bulduğu
ortam ve durum şaşırtıcı şekilde yaygın. Biliyorsunuz, duygusal zorluklar yaşadı, boşandı, bu onun için çok zordu. Ve çok uzaklaştı. Eskiye dönüşü yüzünden
sıkıntıları nüksetti. Peki, Joe nerede başarılıydı?
Doğru ekibe sahip olmak… Doğru önem ve anlamı anlamak ve hayatında ona destek
verecek insanların olması. Phil’in böyle bir sistemi yoktu. Onun bir tek yiyecekle bağlantısı vardı ve bu da geçici bir rahatlama
duygusu sağlıyordu. Topluluğun ve bu topluluk içinde kurduğunuz sistemin,
hepimizin başından geçecek olan duygusal zorluklara karşı harika bir tampon görevi göreceğini düşünüyorum. Bu gibi şeylerden geçmek
insan olduğunu gösterir. LA yakınındaki Runyon Kanyonu’na
yarın yürüyüşe gidiyorum. Orada görüşürüz! Ve bunu Joe tam olarak yaptı. Etrafında bir topluluk kurdu, tampon bölge kurdular, bu bölge onu sorumlu kıldı ve hedefinde sağlıklı yolda kalması için destek oldu. Bizim kliniğimizde birisi bize ilk geldiği zaman acil durummuş gibi davranıyoruz. Sanki evinizde yangın var gibi ilk önce yangını söndürmeliyiz. Ancak bundan sonra yardımcı ve sağlıklı ilişkilerle yardım ve destek alabiliriz. Sonra, gerçekten yapmamız gereken üçüncü şey ise çevremizi kontrol etmek. Burgeri çıkaralım. Pişmeden önce bu 110 gram mıydı? Evet. -Altı parça…
-Domuz pastırması. Domuz pastırması. Patates kızartması da var ve o… Bundan daha büyük
patates kızartması gördüm. Yine de gayet büyük. Büyük bir patates kadar. Ve yarısı. Burada bir kalori sayımı yaptık, tahminleriniz nedir? Bir porsiyonda rahat 4000 kalori var. Ve bunu yemeyi günde bir kereden fazla düşündüğün oldu mu? Günde üç kere yediğim oldu. -Üç kere?
-Evet. Yani fizyolojik olarak bu sana biyokimyasal olarak zarar verecekti. Evet. Bu, içinde bulunduğun bazı
zorlukları bir şekilde bastıracak, bir çok vücut kimyasalı salgılayacaktı. Yani… Bir çeşit rahatlama hissettiğini sandığında deli değildin. Ancak, başka şeylerle de fazlasıyla rahatlama duyabilirsin. Bu konuda bir şey yapmak istiyorum. Bununla hep hatırlayacağın
bir şey yapmak istiyorum. Çünkü bunun hayatındaki ilişkisini
yok etmek istiyorum. -Ben de istiyorum.
-Eğer bu ilişkiyi yok edebilirsek -iyi olana yer açmış oluruz.
-Kesin. Çöp buraya gidiyor. Berbat kola. Ve 800 kalorilik çikolata. Patates kızartmaları, bir çizburger, duble domuz pastırmalı çizburger,
Baconator’un oğlu ve domuz pastırmalı
peynirimsi soslu patates. Yanında domuz pastırması ile. Elveda de. Bu kalorileri yakmanın en iyi yolu. Bu ateşin saatlerce yanacağına
bahse girerim. Burgerlerin bir kısmını
orada görebilirsin. Yürüdüğümde ağır hissetmem haricinde aslında gayet iyi hissediyorum. Ürtikerim yok, şükür ki o ağrı ve su toplaması yok. Ve o pis ilaçları yeniden
kullanmak zorunda değilim. Hedefim geri dönmek, yüzmeye, hafif yürüyüşlere. Eninde sonunda muhtemelen
bisiklete bineceğim. Şimdi fark ediyorum ki,
benim yapmadığım şey, o destek grubuna sahip olmamamdı. Sanırım bunu yenmemin tek yolu bu. Bütün bu yağlar ve içindekilerle, yemin ederim bu tüm gün yanar. Tıpkı vücudun gibi, çok fazla enerjisi var ama ne kadar yanıyor? Dört dakika mı? Dört dakika ve gitti. Neredeyse hiçbir şey. Sadece boş kaloriler. Boş. Sağlıklı beslenme ile ilgili
yaşadığım en büyük zorluklar, fazla desteğimin olmaması, bu yüzden kimi zaman doğru kararları vermek çok zor. Sağlıklı beslenmeyle
ilgili en büyük zorluklar, gençlerle dolu ve bir kaç yetişkinin olduğu bir evde yaşıyor olmam,
benim istediklerimi onlar istemiyor. Televizyonda her şey yiyecekle ilgili. Yolda giderken her yerde fast food ve
restoranların olduğunu biliyorsunuz. Gidebileceğiniz ve konuşabileceğiniz birileri veya bir grubun olduğunu
bilmek iyi bir şey ve bildiğiniz üzere sorumluluk. Benim destek sistemim karım ve
küçük kız kardeşim. Ve benim destek sistemim ailem ve kocam. Benim destek sistemim kilisemdi. Kesinlikle spor salonu,
spor salonundaki insanlar. Etrafımdaki insanlar, bu konuda sürekli konuşmamdan bıkmışlardı ve başka bir yere ulaşmalıydım, ben de İnternet’e girdim. Joe’yu aradım, filmi buldum, web sitesini buldum, ve bu kadardı. Hayatımın nasıl değiştiğine
bakacak olursam, sadece sağlıklı ve
ilaçları bırakmış değilim, daha iyi hissediyorum, daha mutluyum. Şuradakileri görüyor musun? Onlara bayılırım. Pain au chocolat. Bu aynı zamanda benim kariyerim
ve yaptığım iş. Sermayemi şirketlere yatırırdım ve başka işler de yapardım. Ama iş konusunda tavrım ve hayatımda ne yaptığım ile ilgili tüm tavrım değişti. Geçmişte her şey işle ilgiliydi, sağlığın yeri yoktu. Başımı asıl belaya sokan da bu oldu. Evet, başlıyoruz. Burasının kolaylıkla Yeniden Başlama Genel Merkezi
olduğu söylenebilir. Başka kimin duvarında
yeşil sebze suyu resmi olabilir? -Selam beyler.
-Joe, nasılsın? İyi. Sen nasılsın? Burada yaptığım şey, grupların bir kısmının ve topluluk sitemizde konuştuklarını aldım. -Evet, harika.
-Örneğin, buradaki Reboot Juice Salonu ve bu bir grup. Birisi olumlu insanlar aradığını bilerek yazıyor ve hem zaferlerini hem de
zorluklarını paylaşıyorlar. Yani, yardım etmeye hazır,
benzer kafa yapısına sahip insanlar topluluğu. Kendine iyi davran ve kötü hissettiğinde buradaki insanlardan destek al.
Gruplar bunun için var. Ve de bu şirketi yaratırken bu sanal topluluk, sağlık konusunda… Bella, ben de aynı şekilde
korkmuş ve yalnız hissediyorum. …kişisel inançlarımla bir arada
olma şansı veriyor. Bırakma! İlk birkaç gün kötü ama vazgeçme. Ve bunu yaparken kendimden daha büyük bir şey yarattım. Bunu yapabiliriz. Ve bir gün, birileri çıkıp yaşadığı zorlukları paylaşabilir ve sonraki gün başkasına destek verdikleri için ondan destek aldıklarını paylaşırlar. -Müthiş.
-Ve bu tamamen bu duruma benzer örneklerle dolu. Artık tüm dünyadan arkadaşlarım var, hepsi benim destekçilerim ve dert ortağım. 15. günde bu duvarda paylaşım yaptığımda bırakmak istedim ama izin vermediler. Gerçekten asla konuşmadığım insanlar bana yapabileceğimi söyleyip
beni motive ettiler. Bazen bu sanki, “Berbat yapıyorum.” durumu gibi ve sonra başka birine “Biraz dayan, tatlım, gayet iyisin.” diyebiliyorum. Bilirsin ya, diğer insanlara yardım ettim, yardımcı oldum onlara ve bu da beni oldukça motive etti. Ve benim durumumda olan insanların… var olduğunu bilmek
ve yardım etmek oldukça güzel. Hayatımı değiştirmek istediğim
bir noktaya ulaştım ve bunu kardeşimle de konuştum. İnternet’ten izlediği
bir belgeselden bahsetti bana. Ve bunun bana yardımcı
olabileceğini söyledi. Onu tekrar ve tekrar izledim,
ta ki ruhuma işleyene dek. Ve bunu ABD’de biri,
Afrika’da biri yapabiliyorsa, ben de yapabilirim dedim. KENYA CUMHURİYETİ Nairobi Kenya’da yaşıyorum,
güzel bir şehir. Meyve sebze sıkmaya karar vermiştim, Joe Cross’un yolundan gidecektim. Kendimi yenilenmiş gibi hissediyordum. Yani bana baktığınızda
ve daha önce Aralık’ta çekilen o resimlerime baktığınızda, ikisinin aynı kişi olduğuna inanamazsınız. Tamamen farklı… Zihin, ruh, beden, tamamen farklı bir kişi. Bu beni değiştirdi! Kenyalılar için, meyve sebze suyu sıkmak yeni bir fenomen, bu yüzden, burada beni gerçek anlamda destekleyen
kimse yok, ama çevrimiçi desteğim var. Kilometrelerce uzaktaki, ABD’deki,
Avustralya’daki insanlar beni çok ama çok teşvik etti. Desteğe ihtiyacınız var,
bunu kendiniz yapamıyorsunuz Peki perhizinizin ilk üç günü nasıl geçti? Zor günlerdi. Ne yaşadınız? Başım dönüyordu, başım ağrıyordu,
yüzümde döküntüler vardı. Yüzünüz patlak verdi.
Ama bunu size… En azından bana söylemiştiniz. Bu yolculuğu kendim için yapmadım. Başkaları için yaptım. Bunun yaşam tarzı değişimi olduğunu diğerlerinin duymasını istedim. Üç gün boyunca yapabilirsin,
yedi gün yaparsın, bu hayatını değiştirmek istediğin
konusunda kendini ikna etmenle ilgili bir durum ve sadece iyilik için bunu yaparsın. Dizginleri eline al ve
hayatını bugün geri al. HOŞ GELDİNİZ
GUTHRIE Yine Guthrie, Oklahoma sokaklarındayız. Altı sene önce buradaydım ve seyahatimde bir yerlerdeydim. Emin değilim ama 40’larımdaydım sanırım, danışmandım ve şehri gayet iyi hatırlıyorum. Kaldığım otel tam şuradaydı. Şurada bir çamaşırhane var. Ona ihtiyaç vardı kesinlikle. Ve sonra Terry’nin silah dükkanı vardı. SİLAH VE REHİN Yağlarla ilgili epey bilgim var. Şu an yaklaşık kaç kilosun? Yaklaşık 145. Ama biliyorsun, kardeşim bir doktor. Doğru. Onu tüm hayatı boyunca vejetaryen olduğu için çabalarken gördüm ve şimdi de kanserden ölüyor ve bence bu, insanların kendi seçimi. Eğer öleceksem mutlu ölmeyi yeğlerim. -Yani mutlu bir…
-Evet. Ben mutlu, şişman biriyim. Sanırım Noel Baba’yı bu müzayede de oynayacağım. Bu gerçekten ilgi çekici, sosyal medyanın gücü vasıtasıyla yakın zamanda bir not aldım, “Hey, gidip Terry’e bir bakmalısın, Terry filmi izledi, kendini gördü ve bazı değişiklikler yaptı.” Böylece, Terry’nin yapmış olduğu değişiklikleri gördüm. Zaman geçti dostum. Farklı görünüyorsun dostum. -Biraz.
-Evet, değil mi? -Biraz şey…
-Pantolonda 56’dan 44 bedene düştüm, nasıl? İyi görünüyorsun. Mutlu, zayıf bir adamsın. Biraz. Olmam gereken yerde değilim ama… Selam Angie, seni görmek güzel. -Nasılsın?
-İyiyim. Bu eski sandalyem, değil mi? Bu senin sandalyen. Hâlâ senin. Böylece dostum,
altı yıldır gelmedim buraya. Geldiğimi unutmuşsundur bile. Gördüğünde ne oldu? Ne düşündün? Pekâlâ… Şunları düşündüm: “Tanrım, iriyim.” Kendini büyük ekranda görmeliydin. Sadece Netflix’ten
izlediğin için şanslısın. Bilirsin ya, solunum cihazına bağlıydım. ,Her gün beş ya da altı hap alıyordum. Beni en çok motive eden şey, kızımın bana gelip evlendiğinde sağ olmamı uyumlu olan bir ben varım. Sonra da biletin bu olduğunu söyledi, ben de dediğine uydum geçen senelerde ve hayatıma büyük bir etkisi oldu. Aferin sana. Pekâlâ, bu iyi bir motivasyon, kızının düğünü. Ve tüm ilaçlar gitti. Her gece 5’te uyumuyorum, biliyor musun? Kalkıyorum, yürüyorum, okul yönetimindeyim artık. İnsanlara yardım ediyorum. Şehir yardım grubundayım, çocuklara yardım parası topluyoruz, bahis, pas ve tekme işi bende, hepsi çocuklar için ve 100 çocuğumuz var. Ve sensiz hiç birini yapamazdım. Tebrikler dostum, bu müthiş. Ve gerçekten minnettarım, çünkü beni motive etmen ve bu şey… Şimdi benim… Öncelikle, kardeşim için kemik iliği bağışçısı olamıyordum. -O bir cerrah.
-Evet. Kardeşinin kanserini bana anlatmıştın. Ve artık kemik iliği bağışı yapabiliyorum. Phoenix’e Mayo Kliniği’ne gidiyoruz, -bu ayın 14’ünde.
-Doğru. Ve artık tüm fazla kiloları verdim, ilacı bıraktım, artık onun için 10 üzerinden 10 uyumluyum. Bu inanılmaz, değil mi? Eski Terry’den yeni Terry… olmak senin için zor muydu? İlk iki hafta… Aşırı iştahlıydım. Yorulduğunda, stres olduğunda… -Evet.
-…yemek insanın koltuk değneği. Ve bilirsin ya, eskiden gidip birkaç dondurma alırdım. Bir yetersizdi
ve iki kere gitmek istemezdim. Bu hissi biliyorum. -Yani…
-Üç kez bile yaptım. Şimdi de… Gidip küçük turşu gibi şeyler alıyorum. Zeytin aldım, bamya turşu yaptım. Artık evde gazlı içecek yok. Çikolatalar saklandı. Patates cipsleri poşetlerde. -Bilirsin ya, sadece…
-Küçük şeyler. Bunlar küçük şeyler ama bir araya tüm bu küçük şeyleri koyunca
gerçekten fark ediyor, -bizim için de etti.
-Evet. Çünkü doğru yakıtı oraya koyarsan, enerjik hissedersin, koltukta oturmak istemezsin. Dışarı çıkmak ve hareket etmek istersin. Bunu gördün mü? Yapacağını düşünmediğin şeyleri yaparken mi buluyorsun kendini? Kızlarımla alışverişten nefret ettim. Seni AVM’de canından bezdirebilirler. Ama şimdi onlarla tüm gün yürüyorum. -Evet.
-Bilirsin ya, yürüyüşe gidip ticari fuarlara katılıyorum, önceden de yürürdüm ama beni öldürürdü. Artık bir parçamı vermek çok fark ettirdi ve sadece benim hayatımdan
ziyade diğerlerinin hayatını da etkileyecek. Daha iyi yemek seçen bir gruba ulaştık. BARBEKÜ Restoranda arkadaşlarla konuştuk ve dedik ki “Bak, menüde yeterince sağlıklı yiyecekler yok.” Ve onlar da buradaki bir restoranda salata bar oluşturdular. Talebimize göre yiyecek aldılar. İşte başlıyoruz. Terry tamamen bağlanmış durumda. Ve insanlar bir yerlerden gelip yemek için geliyorlar, ama hâlâ restorana gidebiliyorlar. Ve bu inanılmaz. GUTHRIE TOPLULUK BAHÇESİ
KURULUM 2012 Belediye başkanı bir topluluk
bahçesi oluşturdu. Kasabadaki insanlar değişim gösterdi. İhtiyacı olanlar için
yiyecek yetiştirmeye başladık. Finansal olarak olmasa da yeniden başlatmaları gerekir. Toplulukta bunu yapabilirler. Burada domates var mı mesela? Evet, efendim. Bir bak, lahana dahi var. Burada güzel bir lahana var. Lahanamı seviyorum. MARK SPRADLIN
BELEDİYE BAŞKANI, GUTHRIE, OKLAHOMA Çocuklarla ilgilendiğimizi bilmek istedik, her şeyin devam ettiğini bilmek istedik, bu yüzden kelebek bahçesi kurduk. Ve baharın başlarında ve yazın yüzlerce farklı kelebek görebilirsin. Tüm çocuklar görmek istiyor. -Bunu sevdiler.
-Bu onların yer almasına, yiyeceklerin nereden geldiğini anlamasına sebep oldu. Terry ilham kaynağı oldu mu? -Şehirde mi?
-Oldu, kesinlikle oldu. Bana yardım etti. Terry gibi kilo verdim. Onun kadar değil, ama hâlâ uğraşıyorum. -İyi görünüyorsun.
-Teşekkürler. Aynı zamanda uzunsun. Boyun kaç? -2 metre, 5 santim.
-Öyle mi? Güzel. Aşağıdayım. Bu harika. Mark, müthiş dostum. Amerika’daki her kasabanın
bunu yaptığını düşün. Müthiş olurdu. Harika. Muhteşem olurdu. Müthiş örnek. Etkin olduğunu ve açtığın yolun fark yarattığını ve diğer insanların yaşamlarında da fark yarattığını onlara gösterebilirim. Ve sana mutlu göründüğünü söyleyebilirim. Bana on yaş daha genç görünüyorsun. Çok daha iyi hissediyorum. Sen bir şampiyonsun. Kesin bir şampiyonsun, tebrikler. Çok daha iyiyim,
gerçekten teşekkür ederim. Bu bir fark yarattı. Ön ayak olmaktan ötürü memnunum. Ama gün sonunda dostum, fark yarattın. Zoru başardın. Ve bunu görmek muhteşem. Kızın o geçitte seninle birlikte yürürken bir fotoğrafını çekmek isterim, tamam mı? Bunu gönderdiğinden emin ol. Göndereceğim. TERRY’NİN SİLAH DÜKKANI Guhtrie, artık önceki ziyarete göre çok farklı bir kasaba. Birkaç insanın yapmış olduğu
olumlu değişiklikler diğer insanlarda bu kadar
etkili bir değişime sebep oldu ve sadece Guthrie’de değil. Dünyanın her yerinden insanlarla tanıştım meyve ve sebzeleri kendilerini ve etrafındakileri
daha sağlıklı yapmak için kullanan McMinnville, Tennessee’den Mary Beth
de bunlardan birisi. Kanserden kurtulduktan sonra kendi meyve-sebze suyu işini kurdu. Kanser hastalarına ücretsiz temin etti. Bunu getirdiğin için sağ ol. İlk fırsatta bizi görmeye gelmelisin. İnsanlar oldukça şüpheci, Nashville’den gelenler dahi var. Diğer topluluklar, yerler bizim gibi bir şeye başlamak için buraya geliyorlar. Ne yaptık bilmiyorum ama bence insanlara değişiklik yapma şansı vermiş olduk. Hepinizin ben gibi olmasını isterim. “Meyve suları gelsin.” mi? Buna ne dersiniz? Boş ön bahçeler ve şehrin boş arsaları artık organik bahçelere ve çiftliklere dönüşüyorlar. Bu Brooklyn Lisesi müthiş bir örnek. Bu topluluğun çok yüksek oranda obezite ve diyabet sayısı var. Ve kötü yiyenleri etkileyen hastalıklar… BEN SHULDINER, KURUCU VE ESKİ MÜDÜR,
KAMU HİZMETİ LİSESİ Taze sebze ve meyvelere erişimleri yok. Ve bu öğrencilere
çok çalışmaları ve topluluğa yardım etmeleri için bir sebep. Biraz daha pahalı, ama daha leziz, taze ve sağlıklı. Bu gerçekten yemek seçimimi ve bakış açımı etkiledi. Detroit’te bugün şehrin ortasında Doğal Besinler Marketi var. Doğal Besinler Marketi gibi bir oluşumu göreceğim için
oldukça heyecanlıyım, normalde bu, zengin muhitlerde görülür, ama bu kez Detroit’in şehir içinde oluşturulmaya çalışılıyor. DOĞRUDAN MICHIGAN’DAN Pekâlâ, Detroit bir deneydir. Farklı bir model uyguladık. Dükkana daha az para harcadık. JOHN MACKEY, BÜYÜK YİYECEK MARKETİ
KURUCU ORTAĞI VE CEO ORTAĞI Bu daha küçük bir dükkan. Bence sağlıklı bir diyet
o kadar pahalı değil. Ama bence daha ucuz dahi yapabiliriz, eğer sıkı çalışır
ve bütçeyi düşük tutarsak. Detroit’te yaptığımız şeylerden biri, yerel yiyecek topluluğuna
katıca bağlı kalmak. Detroit için çok heyecanlıyız. Harika bir başlangıç
olduğunu söyleyebilirim. Ve burası çocukları
getirmek için güzel bir yer, çünkü onlara
sadece yemeğin değerini değil, tükettikleri sağlıklı
yiyecekleri de anlatıyorsun. Bitki yiyeceklerin yarattığı farkındalık dalgasına kesinlikle tanıklık ediyoruz. Ve değişim gerçekten yayılıyor, tüm tıp dünyası boyunca. Kendilerinin ve hastalarının
başarılarını anlatan doktorların sayısının farkına vardığımda gerçekten çok şaşırdım. Biri Sheila Kar’dı, Cedars-Sinai Medikal’de kardiyolog. SHIELA KAR, MD
CEDARS-SINAI MEDİKAL MERKEZ KARDİYOLOG Bu aralar zamanımın çoğunu
önleyici kardiyoloji üzerine pratik yaparak geçiriyorum. Ve tam da burada yaptığın işle ilgilenmeye başladım,
çünkü diyet prensiplerin benim açımdan,
kolesterolü düşürüyor, damarları açıyor,
şeker hastalığına ileri geliyor hipertansyiona iyi geliyor. Bunların tümü vücutta iyi bir dolaşım sistemi olmasını sağlıyor. Sorum şuydu: Onarım konusuna ilişkin
gerçekten olan bitenin ne olduğunu düşünüyorsun? İnsanlar diyetini değiştirip,
bu işlenmiş hazır yiyeceklerden uzaklaşınca, şekersiz, yağsız, tuzsuz beslenince ve bitkisele kayınca
ne olacak sence? Aslında olan biten ne? Bunlardan gerçekten kurtulabiliyor muyuz? Plakla dolu damar.
Temiz damar. Bence, insanların
hasta olmaması gerekiyor. Bunlar vücudumuza giren pisliğin yan etkisinden başka bir şey değil. Hayat tarzının yan etkileri. Hayat tarzının yan etkileri, kesinlikle. Ve bence, zamanla vücut kendi doğal iyileşmesiyle normale dönmeye meyilli. Diğer bir deyişle, her şeyi geriye alıyor. -Doğru.
-Bildiğin gibi, hastalara sağlıklı ve normal yaşam tarzı veya içlerindeki zehri yok etmek için onlara daha fazla zehir vermem tercih yapabileceklerini söylüyorum. -Evet.
-Çünkü ilaçlar işe yarıyor. Sorgusuz. Yan etkisiz bir şey yok. -Evet.
-Kesin olarak biliyoruz ki kolesterolün %15’i
yediklerimizden gelir ve kalanını da
vücudumuz üretir, genetiktir. -Doğru.
-Ama bununla beraber yüzde 15 çok yüksek. Kullanılan hiçbir ilaç
kolesterolü yüzde 15 -azaltmaz.
-Doğru. İnsanlara tansiyon ilaçlarını, diyabet ilaçlarını bıraktırmayı,
sadece taze sebze ve meyve yedirerek başladım. Evet, evde biri var ve bunu izliyor, bu yola girmekten kaçınıyor, enkaz olup mahvolmaktan çekiniyor, ne yapabilir ki? Sırrın ne dedin? Ölçülülük. İşlenmiş gıdaları değil,
doğru gıdaları ye, egzersiz yap. Hareket yüzme, dans etme ya da yürüyüş olabilir. İnsanlara mutfaktayken gezinmelerini sürekli söylüyorum. Konuşmaya… başlarsanız…
böyle… biraz nefesiniz kesilsin, istediğimiz seviye bu. -Seviye bu.
-Seviye bu. -Siz…
-Ne kadar süredir? Bu kalp hastalıkları için günde en az yarım saat gereklidir. Kalp rahatsızlıklarını geriletmek için… bu günde bir saat egzersizle
geri çevirilebilir. Doğru. Eğer kalbimden… Farz edelim ki açık kalp ameliyatı geçirdim. Eğlencesine değil mi? Eğlenceli gelmiyor ama… Atardamarlara bir göz attık. En iyisi… -Bir şey diyeceğim.
-Tabi. Kan damarlarına bakabiliriz ve aslında plak olup olmadığını görebiliriz. İstersen, kan damarının
içini sana gösterebilirim. Sana göstermek beş dakikamı alır. Görmek isterim. -Gidelim.
-Hazırım. Radyasyon yok. Hayır, iyiyim. -Nereye gideyim?
-Sonraki odaya gidelim. O bir iğne mi? İğne yok. Acı yok. İğneyi umursamıyorum. Gergin değilim. Hayır, ben doktorum
ama iğneden korkarım. Sorun değil. Yapacağımız şey, damar duvarının kalınlığını ölçmek. Damar duvarının kalınlığı. Evet. Ve sonra Dr. Kar bize bir bir tur gösterecek. Anladım. 40 yıldır kendimi hırpalıyorum, altı yedi yıldır iyi davranıyorum. Neredeyiz görelim o hâlde. Dış boyun arterinin yeni bir fotoğrafını çek. Normal bir kan damarı… İç duvar, ince bir çizgi olmalı. -Doğru.
-Gördün mü? -Evet.
-Çok parlak. Hepsi kireçlenmiş plakalar. Tahminim 20 -40 yaşlarında.
-Yüksek kolesterolün mü vardı? -Evet.
-Evet, gözüküyor. Günümüzde sadece rakamlara bakmayız. Kolesterol birinin hayatını etkiliyorsa, o zaman düşürmeye çalışırız. 300’lerde olan hastalarım var, onlara dokunmuyorum. Bunu her yıl yaparım, damarlar bozulmamış -görünüyorsa…
-Sorun yok. …bence “Bu sorun sende yok.” Sen, … Aramızda kalsın, dedikleri gibi, bir sorunun var. Kolesterolün artarsa
daha çok plak ortaya çıkar. Anladım. Aynı teori bu durumda da geçerli, bu kadar çok plak, beyin damarları aşındırmaya da yeterli. -Doğru, yani…
-Tetikte kalmalısın. Aynen öyle, son altı senede doğru yolda olduğum için… Bu yüzden gerilemiş. Evet, o zamanlar seni görmedim. Ama değinmek istediğim husus kendi iyiliğin için
lipit profillerini her yıl kontrol et. Anlaşıldı. Bu çok enteresandı. Ve tatlı bayan, Sheila.
Onunla konuşmak çok güzeldi. Ama bence, yani kişisel olarak damarlarına baktırmak ve
durumun sana açıklanması, Los Angeles’ta Cedars-Sinai Hastanesi’nde
en iyi kardiyologlardan biri tarafından sizde plak olduğunun söylenmesi ve bu plağı gözümle görmem biraz dahi olsa şunu gösteriyor, yatkınım. Bünyem plak üretmeye yatkın, ve kolesterolümü düşük tutmalıyım, toplamda 175’in altında,
lipoprotein 70’in altında olmalı. Bunu bilmek artık çok iyi. Çünkü yaptığımı sürdürmeliyim. Tamamen dürüst olmak gerekirse yaptığımı yapmamış olsaydım ve değişmeseydim, Arkansas’ta söylediğim sözler, Şükran Günü’nde… Kim bilir, hastalanmamış olsam, asla yavaşlamayabilirdim ve kalp krizi geçirip ölebilirdim, yani… Belki de bu doğru… Ölebilirdim. Ya da en azından büyük bir kalp rahatsızlığım olurdu. Bu iyi. Bundan alınacak ders,
yaptığım şeyi devam ettirmek, ama araba kazalarından kaçınmak. Muhtemelen bu hastalıkların yüzde 70’inin
yaşam tarzı tercihlerinden kaynaklandığını varsayabiliriz, büyük üçlü dâhil. Sigara içiyor musun,
egzersiz yapar mısın, ne yersin? Yemek tercihlerinin genel sağlık durumu üzerinde büyük etkisi vardır,
bağışıklık sistemi dâhil. Bağışıklık sistemini,
seni koruyan muhafızlar olarak düşün, davetsiz misafirlere ve her türden hastalğıa engel oluyorlar, en meyilli olduğun hastalıklar dâhil. Tıpkı kaslarındaki ve beynindeki
hücreler gibi, hastalıkla savaşan hücrelerinin de
yemek yemesi gerekir. Eğer bu yemek, bağışıklık sistemi
hücrelerine, ihtiyacı olan gıdayı vermezse, doğru bir şekilde veya olması gerektiği
kadar iyi çalışmayabilir. AYIN HASTALIĞI Bu, pek çok şeye neden olabilir. Eklem iltihabına, kalp hastalığına, diyabete ve diğer benzer hastalıklara. Bende kronik ürtiker anjiyoödeme
neden oldu. Kronik kurdeşenin havalı söylenişi. Eğer hücreler iyi beslenmezse, çalışmayı bırakabilir
ve kafaları karışabilir. Bazı durumlarda, hücreler, savunmaları gereken vücuda saldırabilir. Benim hastalığımda böyle oldu. Ama sırf bazı hastalıklara yatkınlığınız var demek, genlerinizin insafına kaldınız demek değildir. Çoğu şey gibi, bu da tercihlere bağlıdır. Diyetinizi ve yaşamınızı düzenlemek sağlıklı olmanız için çok önemli olabilir, ya da benim eskiden oluğum gibi,
bir sürü ilaç alır ve engellenebilir bir şeyden senelerce
muzdarip olursunuz. Daha fazla beklemeyelim, bu Joe Cross. Hey, nasılsın? Selam, nasılsın dostum? -Memnun oldum.
-Çok teşekkürler. Yeniden Austin, Teksas’ta olmak harika. Buraya en son yaklaşık… En az bir yıl, hatta 18 ay önce gelmiştim. Ne kadar heyecan verici, daha fazla meyve sebze
tüketimi hareketinin bu kadar ilerlediğini görmek. Bunun bütün dünyada
bir tema olması inanılmaz. Bütün bu başarı hikâyelerinin sahipleriyle ve bu yola yeni çıkan insanlarla el sıkışabilmek büyük bir şeref. Gittiğim her yerde
paylaşmak istediğim mesaj şu: Bu benim yaptıklarımı
aynen yapmakla ilgili değil. Bu, meyve ve sebzelerin gerçek gücünü ve neler yapabileceklerini öğrenmek ve bunların farkına varmak. İnsanlar bana diyor ki “Joe, sence McDonald’s senin için kötü mü?
Pizza Hut senin için kötü mü?” Sizin için kötü olduklarını düşünmüyorum. Bence siz McDonalds’a ayda bir ya da iki kere gidip o yiyecekleri yerseniz, diğer zamanlarda da çoğunlukla bitkisel yiyecekler
ve yağsız hayvan proteini yerseniz, bence bu sizin için kötü olmaz. Ama sadece yiyeceği yerseniz veya enerjinizin çoğunu oradan alırsanız, asıl zarar, vücudun bu yiyecekten fayda sağlamadığı zaman oluşacaktır. Asıl soru, ne kadar bitkisel gıda, ne kadar hayvansal gıda
ve ne kadar işlenmiş gıda almanız gerektiğidir. Aslında cevabı bilmiyorum. Ama şu anda yaptığım şey,
yaşam enerjimin yüzde 40’ını bitkisel gıdalardan, yüzde 30’unu hayvansal gıdalardan ve yüzde 30’unu da işlenmiş gıdalardan almak. Yani bu size bağlı, ama eğer siz her Amerikalının yaptığını yapıp
enerjinizin yüzde 5’ini buradan, yüzde 95’ini şuradan alırsanız, boğazına kadar ilaca batmış ve hayatını 20 yıl kısaltan Amerikalılar gibi olursunuz. O insanlardan biri olmama şansı
artık senin elinde. Bu, sana bağlı. Top sende. Bu, özgürlükten önceki son adım. Burada, kimse size
ne yiyeceğinizi söyleyemez, kimse sizi kontrol edemez,
kayışla bağlayamaz. Dünyada yapabileceğiniz
çok fazla şey yok. Arabama binip saatte 160 km hızla evime gidemem. Hapse girerim. Akşam eve gidip 20 tane pizza sipariş etsen, kimse seni hapse atmaz. Bu tamamen kişisel tercihlerle ilgili. İnsanlara ne yapacaklarını
söylemek işe yaramıyor. Fark yaratmak istiyorsanız,
kendinizde fark yaratın. Kocanıza veya karınıza
ne yapacaklarını söylemeyin. Kendiniz yapın. Örnek olarak yol gösterin. Çok yakında, When Harry Met Sally
filmi gerçek olacak. “O ne yiyorsa, ben de onu yerim.” Bu When Harry Met Sally etkisi. “Bak, ne kadar iyi görünüyor.
İnanılmaz görünüyor. Ne kullanıyor? Bundan ben de istiyorum.” Bak, dünyadaki en şanslı adam benim. Kendi tercihleri yüzünden
başını belaya sokan biriyim. Kendimi daha iyi bir
duruma getirme sürecinde, düşündüğümden çok daha fazlasını öğrendim. 65 gün, benden beş gün fazla devam ettin. Evet. Kilo vermek harika. Sağlıklı olmak daha da güzel. Ama büyük bir topluluğun küçük bir parçası olduğumu ve birlikte çalışarak büyük bir fark yaratabileceğimizi anlamak… Çak bir beşlik. Bana güç veren şey bu. Size teşekkür ederim, çünkü… Harika. Çok iyi, aferin. -Bu harika.
-Teşekkürler. Yeniden başlamanın ilk sonuçlarını gördükten sonra, Dr. Carrie Diulus,
hastalarına daha fazla meyve ve sebze yemelerini ve sıkmalarını söyledi. -Daha iyi mi?
-Evet. -Muhteşem.
-Çok heyecanlıyım. Onlara fazladan bir parça verebilirsem, doktor olarak
onlara daha iyi hizmet etmiş olurum. Meyve ve sebze suyu… Hayatınızı değiştiriyor. Gerçekten öyle. Aynen böyle devam edin. Büyük değişimler başardınız. Bu yüzden sizin için mutluyum. Küçük Ethan’ın artık artriti ya da göz veya eklem iltihabı yok. Daha da iyisi, ilaçları tamamen bıraktı. Bana şu anda ilk futbol maçını yapabilecek kadar
sağlıklı olduğunu söylediler. Terry’nin, erkek kardeşine kemik iliği bağışı yapmak için
Mayo Clinic’ gidişini izlemek, küçük değişikliklerin nasıl
büyük farklar yaratabileceğinin başka bir muhteşem örneği. Phil, daha sağlıklı bir toplumda
yaşamak için Kuzey Carolina’ya taşındı. Meyve-sebze suyu diyetindeyim
ve bunu sattığınızı duydum. Satıyoruz! Depresyon:Sebze
Diyabet:Meyve Sizinle tanışmak çok güzel. Seninle de öyle. Temelimi güçlendirmek için çalışıyorum, sanırım böyle diyebilirsiniz. Selam Joe, çok teşekkürler. 45 kilodan fazla verdim. Dahası da var, ilacı bıraktım. Steroidleri, ağrı kesicileri bıraktım. İltihap önleyicileri bıraktım. Kendimi harika hissediyorum. Gerçekten enerji doluyum, bu müthiş. Kendimi muhteşem ve sağlıklı hissediyorum. Hatta kendimi artık
daha genç hissediyorum, yaşlı ve yavaş değil. Kendimi on yaş daha genç hissediyorum. Fat, Sick & Nearly Dead’i
izledikten sonra, iki ay bu diyeti yapmaya karar verdim. Migrenim geçti, alerjilerim geçti. 11 kilo verdim ve öğrendim ki… Öğrendim ki hamileymişim. Meyve-sebze suyundan aldığım en iyi
sonuç bu, çünkü doktor bunun imkânsız olduğunu söylemişti. Annem ve babam beslenme şekillerini değiştirene kadar aile olamamıştık. Böyle görünüyordum. A1C kontrolüne son gittiğimde, doktorum artık diyabetim olduğundan emin olmadığını söyledi. “İyileşmiş” kelimesini kullandı. Tip 2 diyabetim iyileşmişti. Kafam rahattı ve düzgün düşünebiliyordum, çalışmaktan ve seks yapmaktan
heyecan duyuyordum daha önce rahat yapamadığım, içimden gelmeyen tüm bu şeyleri yapmak heyecan veriyordu. Kendi vücudumda rahat değildim. Herkese verebileceğim tavsiye, yeniden başlamaları ve meyve-sebze suyu diyetini yapmaları,
en azından denemiş olurlar. Zor olacak, ama pes etmezseniz, sonunda buna değecek. Kendimi daha güvenli, daha dışa dönük, kendim gibi hissediyorum. Kaydı durdurabilir misin? Terrry ve doktorlar,
Terry’nin kardeşi için yapabilecekleri her şeyi yaptılar, ama
ne yazık ki başarılı olamadılar. Dr. Robert Pennington, 19 Mayıs
2014 Pazartesi günü hayatını kaybetti. Philip’in fast food öğünündeki
yaklaşık kalori 4000 değil, 3200 kaloriydi.

Posts Tagged with…

Reader Comments

  1. Kiran Zahra Sultani

    Hy i am very interested in doing this as i am in the same boat as phill i am 24 and weight 140kg and despereate for a life hange ad i have ilnesses because of my weight and i cant bare it anymore. please tell me where i can find the online support guidance and find joe on twitter pinterest or even email please.

  2. rwoz

    Health and community… how can we get anywhere in this world if we're without these fundamental factors? Let's hope the modern world shape itself up.

  3. Chriss RE

    Side Effects are similar to when i stoped smoking . First days I felt tired .. This is an interesting documentary. I am slim . Even tho I eat a lot of unhealthy food my metabolism is great. Still I want to change my life style . I know it won't be that good for ever.

  4. BJ L

    He seems to have backed off on the eating only good food stance that he had in the last one. Also think its a bit weird and slack that he and his organisation didn't support Phil and keep in contact with him. I think his message is a bit off now. I also notice that he did not have Dr Furhman in this one, Eat to Live is the way we should be eating.

  5. Arvind Raman

    How many times can we drink juice in a day ? like if I have a juice at brekfast is it ok to have juice between breakfast and lunch etc?

  6. Arvind Raman

    I have a broken metabolism. I tried juicing yesterday and wasnt even able to digest the juice and puked my guts out in a couple of hours. All the jucie I consumed stayed in my stomach. Can anyone please help me with whats wrong here?

  7. Toxxaluvier

    Funny how the background music went all jungle when it was time to show the woman in Kenya but was generic everywhere else be it the Philippines, Australia, USA or UAE.

  8. Thomas Evolve

    Phil has to come to a point in his life where he is happy and proud to be Phil extra weight or not and then things will start to turn around for him permanently (weight and everything else) after he sees that his life is valuable.You cant count on "support group" to be there 24/7.Personal development will get you there over time from my experience.Its not the lack of support group thats the problem here for people who want to lose weight and keep it of for good,its their own psychology thats need to be changed from within.

  9. Jan P. López

    Great film . Joe , I think you would do much better if your processed foods and meat ( animal ' foods ' ) per centages were lower . Sorry , I believe 100% live vegan is optimal for ALL , just get a variety to ensure you have your nutrient and mineral intake balanced . Keep up the good work !

  10. GreenHead

    I guess he still doesn't really get it. 100% plant based is the way to go. High carb low fat. That is at least what the science says. Also juice fasting and then eating the old way again? Not the best thing for your body.

    Go 100% plant based vegan, 801010, as much raw food as possible. Cardio 15min every day, and you are set for life. Also very easy when you get used to it.

  11. Modus Operandi

    Fruit and vegetables are great, but also add nuts, seeds, whole grains and legumes.
    nutritionfacts.org for the science and studies on weight loss, cancer, etc.

  12. Modus Operandi

    I love Joe, as my journey started with juicing.
    As for most, the weight came back.

    The fact that he's still overweight is another sign that rebooting is not sustainable, although it is certainly a good boost.
    In fact, it made me discover that I can eat as much as I want of whole, plant-based food and still lose weight. This happens much more slowly than juicing, but the weight stays off because how I eat is sustainable in the long run.

    Also, don't promote lean meat, as any meat increases cholesterol. People who say they eat a low-carb diet (lots of meat) and succeed also have plenty of fruit and vegetables on the side (carbs!), so they are succeeding in spite of the meat, not because of it. Alternatives are soy, nuts, seeds and legumes, containing healthy fats and proteins.

  13. dasAiven

    I was motivated to try a diet based on fruit an vegetable juice for a few weeks until I found this video. Making money by the fear of people is really fucked up.

  14. Asha Chase

    Joe is still not yet slim because having a juice for each of your daily meals is not a sustainable way of eating for life. To replace one meal, yeah sure. As an addition to a meal, sure again. But no one is going to want to drink all their meals for the rest of their life. We're adults, not babies. Plus, he is wasting food when he juices. Eating the whole food (vegetable or fruit) is the best way to consume it, followed by blending and then juicing. He' throwing away precious nutrients as well. Why do humans make eating so difficult? Smh. Eat a variety of fruit and veggies, eat some protein, other carbs, move often, daily if you can and don't overeat.

  15. Tsc Tempest

    When we do buy them, and then only one, we put our Pringles on the top shelf of the kitchen, behind everything else. #outofsightoutofmind

  16. Anže Čimžar

    Until you will kill and eat innocent animals, you will be sick and fat and there will be wars all over the world, Just imagine how would you feel if i would came to slip your throat to eat you or your children!!! So nature will care for our karma to get what you have sown !!!

  17. Sandra Carli

    Phil has to deal with other stuff first which food cannot heal completely. He must get free from his dependency on love, I suppose. Sure we all need love but the first step is to be able to stand on one's own feet first and this… alone. Then all will fall into place. Joe has done a great job in inspiring people no matter where and when and no matter where people are from.

  18. 124bel875ive

    Respect for Joe Cross. Great Work!

    Next Level; Humans are anatomically Direct Evidence of Frugivores on a Fruit Tree Earth.

    Invert yOUR Thinking, Emoting and ACTIONS FOR SYMBIOSIS…

    Hemp is the Transition Plant: Remedy…

     or

    Apoptotic Suicide.

    JUST say'n
    Dr. Lexus

  19. Ruling Peace

    So a person starts to think: "Why the fuc* am I doing this, eating good, trying to do good and all that..? Ok, health, I don't have pain, I don't spend my money on the medications… But what is the purpose? I see people failing and giving up on me and just not giving a fuc* about me or anything right, so why should I?… In the end, we will all die and that is it. So I can just sit here alone and eat as much as I want, I don't need anyone." Now, the main problem with this person is that he/she doesn't see that life has a purpose. You see, when a person does not understand that his/her life has a bigger purpose they become self-destructive and suicidal, or they start to create their own purposes of life. They start to think that their purpose in life is their child, wife, football or NBA club, country and so on… Child dies, wife goes with another man, club bankrupts, and country forgets you when you need it after you have almost lost your life in the war for it… And then you are self-destructive and suicidal again. Just to know that Your life has a purpose is one of the most important foundations you could have. Just to become a child again and thrive through the search while knowing that your life has a meaning is blissful and gives You strength to do something, whatever it is that you want to do and I assure You that you will crave to do good things. And what keeps it going is just being thankful. The search is yours…. I WISH PEACE TO ALL OF YOU AND STRENGHT IN FINDING THE RIGHT PATH…

  20. Linux Nitation

    Since long ago, the muslims usually fast 1 month in a year and a couple days every week before this video was created

  21. Tatiana Mendonça

    So many people here sorry for Phill… I am not. This is a great opportunity, having people paying you a Holliday in another city, taking you out of your old sad routine, and even paying all the expensive stuff for your juicing, giving you emotional support z d encouragement… Then in the first frustration he gets fat again???

    2 years ago I eliminated lots of fat, Juicing, eating healthy but also mainly practicing sports, lifting weights. Later I had an accident, hat lots of stress, divorce. I also gained more weight than before, and though I am not obese I guess that it's my responsibility and its a matter of choices. I still eat healthy, I am almost vegan, but yes, I also had difficulties to manage stress, too much work, a house and a child to take care of.
    This documentary inspired me again, also watched part 1…

  22. Shredder Mac Lovin

    Good work mister Joe Cross ! To this day I'm still showing your first movie to my ESL students and they LOVE IT ! I let them try juice and they spread the word. Congratulations on your success in spreading the word !

  23. Angela Marinescu

    try "black fastening" instead, which is the real fasten, and that is with only distilled water and nothing else to eat!used by monks and spiritual leaders, maybe even by Jesus Christ, if he even drunk water in the desert; for 40 days; and with prayers, of course; it's been said it can cure cancers and other diseases

  24. Arkan

    What a story! I hope people will teach their children to eat whole food. I also hope the modern world will not forget Africa because people are dying of hunger, droughts, wars and diseases in Africa.

  25. Pure Plant Power

    our body's anatomy clearly shows we are 100% frugivorous. our best and most natural foods are fruits and tender leafy greens and some nuts and seeds. Everything else is absolutely crap and not even consider as food for our body.

  26. bestdamnalex

    I was a little shocked about Phil, gaining back that weight, but what really touched me was Terry. When I saw the first movie, he said if he dies, he will die happy. I always wondered why veggies and eating healthier wouldn't make him happy. Seeing him now like this, thanking Joe and all the chances he made, made my tear up.

  27. Mosaic Classics

    Reading through these comments… I'm amazed at the number of medical professionals here willing to give us their excellent advice based on "scientific" research. They speak with such authority.

  28. Mark Grisham

    Sorry, but this is actually a step back from the first movie.

    You HAVE to juice in order to get all the benefits.

    And also, be aware of the following:
    No soy (estrogen overload and heavily GMO-ed)
    Very few legumes (lots of antinutrients besides healthy compounds)
    Also, don't eat lots of fruit like bananas, mangos and papayas. You can't juice them anyway (will ruin your juicer very fast)
    NO Grains, rice and potatoes. Cannot be juiced either.
    No salt.

    And what I found out and didn't expect it:
    Don't cook your vegetables. Juice them.

    Realistic? Not a hundred percent. Make it 80 %, and the rest eat WHATEVER you want. Then you're safe.

    I personally don't eat ANY grains, but like to have some nuts twice a week. Also, meat or fish (cooked, unfortunately), but no salt.

  29. Luckylovebae

    I have the opposite problem in the sense that, I live in Switzerland and obesity here is very rare, people here don’t eat much processed foods and there are very little fast food places around, they are not popular at all, in general everybody is healthier and I also eat a very balanced home cooked diet, whit loads of fruits,vegetables, legumes etc that I actually love.
    But I am still putting weight on, when I tell people that I want to loose weight everybody complains and says that I don’t need it etc etc.
    It is really hard to be taken seriously, I don’t eat much food and loosing weight would mean that I will actually have to stave myself.
    I find it very hard and I am always trying to find new ways, I exercise, I bike I swim but I am still putting the weight on.
    It is very frustrating
    I don’t know what to do,
    I am juicing now and I am on my third day and I can’t even sleep at night because I am so hungry😩😩
    On top of this i suffer from heartburn (GERD) chronic acid reflux, I used to take omeprazole 40mg but I have stopped because I don’t want the side effects, but I am still suffering from heartburn and there are plenty of vegetables and fruits that I can’t eat. I want to see if juicing will help cure my stomach and also help me lose weight.
    Because of my illness going without food for a certain amount of time will worsen my symptoms, so I don’t know how I will manage, but I am ready to give it a try and see how it works out for me, currently I weight 65kg
    I am planning to go down to 56/57kg
    I am 173cm tall
    I will see how it goes

  30. mrigesh Pandey

    Thanks Joe for the wonderful work that u have done…………………….. u have definetly made the best of your life 🙂 🙂 God Bless

  31. Houssine Wakrim

    المرجو من اخينا الدي ترجم جميع الفيديوهات القديمة ان يترجم هدا الفيديو الله اجزيه بخير وشكرا جزيلا

  32. Philip Trimble

    After we truly help ourselves we can then help others. It is meant to be easy and simple, add distilled water to the strategy suddenly we remember the joy of being a high functioning being on a spiritual journey towards something of great beauty.

  33. jim dee

    the whole juice only is a big waste of the fiber that keeps it from being healthy… at least, I (we) eat the fiber as a salad with a meal later… the fiber is needed to export old hormones & toxins out of the body

  34. jim dee

    I hope the nice MD at 1h10 will not lose her job over this… as those hospitals want to make money, and sick people = $$$$, healthy = 0

  35. Halse82

    wtf? disappointing that he suddenly says 40% veggies and fruits is enough,and that the rest 60% is ok to be animal products and processed. I'll say 80% fruits and veggies atleast,have yourself a cooked vegan meal of choice every saturday.

  36. YogiB

    Plant based eating life style is the only thing that can save this planet. U cant go on committing sins against fellow earthlings, and hope that karma wont catch up vd u.

    Floods, famines, vagarant weathers, still born deaths, all these r our karma.

  37. YogiB

    Like any addiction, you need regular concelling and support groups for Food Addiction. U cant refute that fast foods r tasty, coz the industry spends millions to make them so, and it gives u a high wen u eat them. But so does cocaine or heroine.

    Ppl call alcohol a "slow creeper". But processed food is way more creepy.

Write a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *